Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/5961 E. 2010/4204 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5961
KARAR NO : 2010/4204
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 17.04.2007 tarih 50904 sayı ve 2007/14716 takip numaralı ödeme emrinin ve borç miktarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davalı kurumca 2004 yılı 5 ve 6 ayları ile ilgili prim bildirgelerinin verilmemesi nedeniyle davacı şirkete tahakkuk ettirilen idari para cezası ve gecikme zamları nedeniyle yapılan takip sonucu davacıya çıkarılan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Kurum tarafından resen tahakkuk ettirilen prim borcu gecikme zammı ile idari para cezası ve gecikme zammının iptali istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 140/4. maddesidir. Anılan maddeye göre idari para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edileceği, itirazın takibi durduracağı, kurumca itirazın reddedilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili ve görevli idare mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği, bildirilmiştir.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 80/7. maddesinde kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa’nın 58/1.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği bildirilmiştir. Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunun artık menfi tesbit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa’da İİK.’nun 72.maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.’na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir. (Yargıtay HuKuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı kararları) Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı Kurumca davacı apartman yönetimi hakkında 18.10.2006 tarih ve 120570 sayılı işlemle 2004 yılı 6 ayına ait 1.332,45 YTL idari para cezası tahakkuk ettirilip 27.10.2006 tarihinde tebliğ edildiği, 18.10.2006 tarih ve 120569 sayılı işlemle 2004 yılı 5 ayına ait 1.269,00 YTL idari para cezası tahakkuk ettirilip 27.10.2006 tarihinde tebliğ edildiği, davacının süresinde komisyona itirazda bulunmayarak sözkonusu idari para cezasının idari aşamada kesinleştiği, davalı Kurumca 17.04.2007 tarih ve 2007/14716 sayılı ödeme emri ile davacıdan 2004 yılı 5 ve 6 aylarına ilişkin idari para cezası ve gecikme zammı tutarı toplam 3.058,34 YTL nin istendiği ve davacı apartman yönetimine 24.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği bu davanın 7 günlük hak düşürücü süre içinde 30.04.2007 tarihinde açıldığı görülmektedir.
Somut olayda davacı davalı kurumca hakkında tahakkuk ettirilen idari para cezasına, karşı Kurum itiraz Komisyonuna itirazda bulunmamış, sonradan kurumun aynı gerekçeyle düzenlediği ödeme emrine karşı iş mahkemesinde itiraz ve iptal davası açmıştır. Davacının öncelikle söz konusu idari para cezasına karşı kurum itiraz komisyonuna itiraz etmeyerek idari ipara cezasının idari aşamada kesinleşmesine neden olmuştur.
Davacı Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasına itiraz yoluna gitmeyerek kesinleşmesine neden olmakla, sonradan kurumun söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlediği ödeme emrine karşı iş mahkemesinde açtığı ödeme emrinin iptali ve menfi tespit davasının dinlenebilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca mahkemece davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.