Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6107 E. 2010/4962 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6107
KARAR NO : 2010/4962
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, malulen emekli aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumu kararının iptali ile müracaat tarihi itibariyle maluliyet sigorta yardımlarından yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 30.04.2008 tarihi itibarı ile çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğunun tesbitine ve malullük aylığı talep tarihi 31.08.1999 tarihi itibarı ile malul sayılmadığından aylık bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, ihtilaf tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Yasa’nın 53. maddesi gereğince davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirip yitirmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğunun tesbitine yönelik kararı yerindedir. Ancak, maluliyet aylığının başlangıç tarihi konusundaki talebin reddine karar verilirken eksik araştırma ve inceleme ile bu sonuca varılmıştır.
Somut olayda, SGK Sağlık Dairesi Başkanlığı’nca davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediği bildirilmiş, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 15.08.2008 tarihli raporunda ise, sigortalının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğundan malul sayılmasına, maluliyet başlangıcının T.C. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 30.04.2008 tarih, 2245 sayılı sağlık kurulu rapor tarihi olduğuna karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulu’nca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu’nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu’nu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Temyize konu davada, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 15.08.2008 gün ve 69/3737 Karar sayılı raporunda, davacının maluliyet başlangıcının 30.04.2008 tarihli rapor tarihi olduğu belirtilirken hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Davacı tarafça anılan raporun maluliyet başlangıcına ilişkin bölümüne itiraz edilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının daha önce tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarındaki tüm bilgi ve belgelerin celbi ile davacının maluliyet başlangıcı konusunda Adli Tıp Kurumu’ndan, gerektiğinde Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınmak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.04.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.