Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6108 E. 2010/4960 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6108
KARAR NO : 2010/4960
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/07/1982 olduğunun tespitine, 01/11/2005 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına, 13/02/2007-19/02/2008 tarihleri arası sigortalılığının Sosyal Güvenlik Destek Primi’ne tabi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1982 tarihi olduğunun tesbitine, 01.11.2005 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına ve 13.02.2007-19.02.2008 tarihleri arasındaki sigortalılığının sosyal güvenlik destek primine tabi olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 01.07.1982 tarihli çalışmasının sigortalı hizmetine başlangıç teşkil ettiğinin tesbitine, sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.07.1982 tarihi olduğuna ilişkin hükmü yerindedir. Ancak, davacının sair taleplerinin başlangıç tesbiti yönünde verilen kararın kesinleşmesinden sonra Kuruma başvurması sonucu Kurumca yapılacak idari işlemlerle yerine getirilmesi mümkün olduğu gerekçesiyle davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 4759 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen 506 sayılı Yasa’nın geçici 81/B-b maddesidir. Anılan maddede, 23.05.2002 tarihinde, sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla, 18 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 41 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 21 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 23 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilecekleri hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, davacının doğum tarihi 01.01.1959 tarihi olup, ilk tahsis talebinde bulunduğu 01.11.2005 tarihinde 46 yaşını doldurmuştur. Davacının borçlandığı (10.03.1980-10.11.1981 tarihleri arasındaki) 600 günlük askerlik süresi kadar sigorta başlangıç tarihi geriye götürüldüğünde, sigorta başlangıç tarihi 01.11.1980 olduğuna göre, tahsis talep tarihinde 25 yıllık sigortalılık süresi bulunmaktadır. Ayrıca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının tahsis talep tarihinde 5086 gün prim ödeme gün sayısı mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının ilk tahsis talebinde bulunduğu 01.11.2005 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, davacının hizmet cetvelinde 13.02.2007-19.02.2008 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışmalarının Kuruma bildirildiği görülmektedir. Kural olarak, yaşlılık aylığı almakta iken yeniden çalışmaya başlayan sigortalıya 506 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile alternatifli bir sistem getirilmiştir. Buna göre yaşlılık aylığı almakta olan kişi bu sistemlerden birini tercih ederek çalışmasını sürdürebilecektir. Sözü edilen 63. maddenin (A) bendinde gösterilen birinci sistemde, yeniden çalışmaya başlayan sigortalı yaşlılık aylığını kestirecek ve normal sigortalı gibi çalışmasını sürdürecektir. Sözü edilen maddenin (B) bendinde belirlenen ikinci sistemde ise yaşlılık aylığı almakda olan kişi yeniden çalışmaya başlaması durumunda Sosyal Güvenlik Destek Primi adı altında prim ödeyerek yaşlılık aylığı kesilmeden çalışmaya devam edebilecektir. Yasa her iki halde de sigortalıya bir tercih … getirmiştir. Hangi sistemi tercih edeceğini aylık sahibi kendisi belirleyecek ve durumunu ortaya koyacaktır. Kişi, açıkça iradesini ortaya koymadan, aylığı kesilmeyecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.05.2001 gün ve E:2001/10-441, K:2001/450 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Ayrıca anılan maddenin son fıkrasında da tercih edilen sistemler arasında geçiş olanağı sağlanmıştır.
Davacının 01.11.2005 tarihli yaşlılık aylığı talebi davalı Kurum tarafından kabul edilmiş olsaydı, davacının iradesi 13.02.2007-19.02.2008 tarihleri arasında sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışmak olduğundan, mahkemece, davacının 13.02.2007-19.02.2008 tarihleri arasındaki sigortalılığının sosyal güvenlik destek primine tabi olduğunun tesbiti isteminin reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.04.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.