Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6156 E. 2010/6407 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6156
KARAR NO : 2010/6407
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre ,davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacılar iş kazası sonucu yaşamını yitiren murisleri …’ın ölümü nedeni ile maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemişlerdir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı çocuklar … ve … yararına ayrı ayrı 15.000.00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı 10.000.00-TL’ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
‘’1-Davacıların maddi tazminat istemleri Kurum gelirleri ile karşılandığından reddine,
2-Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile takdiren eş Sezcan için 20.000.00-TL, çocuklar … ve … için ayrı ayrı 15.000.00-‘er TL manevi tazminatın 04.05.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,fazla istemlerin reddine,
3-Alınması gereken 2.700.00-TL ilam harcından peşin alınan 2.092.50- TL’nin indirimi ile kalan 607.50TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 2.103.70- TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5- Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak,toplam 672.56-TL yargılama giderinden; 212.56- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 456.00-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı hesaplanan toplam 6.000.00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden tarife gereğince ayrı ayrı hesaplanan toplam 6.000.00-TL vekalet ücretinin de davacılardan alınarak davalıya verilmesine’’ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.