Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6335 E. 2009/7137 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6335
KARAR NO : 2009/7137
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyet aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline borcu bulunmadığının tespiti ile 1.2.1999 tarihinden itibaren aylığının geçerli olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı,1.2.1999 tarihinden itibaren almakta olduğu “Maluliyet “aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile aylığının 1.2.1999 tarihinden itibaren geçerli olduğunun tespiti ve iptal edilen aylığı nedeni ile 3571 TL borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece,istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olduğundan yerinde değildir.
Davacı,…’na dosyaya ekli,K.T.Ü Farahi Hastanesinin 398671 sayılı hasta takip dosyası gereğince 25.11.1996 günü kalp mitral kapak hastalığı tanısı ile tedavi uygulandığı ve Trabzon SSK Hastanesinin 4.1.1999 gün ve 21 sayılı raporu gereğincede Kurumca 4.1.1999 tarihinden itibaren çalışma gücünün 2/3’ni yitirdiğinin kabulü ile 1.2.1999 tarihinden başlamak üzere maluliyet aylığının bağlandığı,bağlanan bu aylığın 1.7.2002 gün ve 4 sayılı Kurum Müfettiş Raporu gereğince sahte rapora dayalı olduğu gerekçesi ile iptal edilip,ödenen aylıklar toplamı 3.571,TL’nın borç kaydedildiği ,davacı hakkında da halen derdest olan Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/355 Esas sayılı dava dosyasında sahte belgeyi düzenleme ve kullanma suçlarından dolayı kamu davası açıldığı mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan,raporlar ile son olarak alınan Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun 14.12.2007 gün ve 7710 sayılı raporu gereğince de halen 2/3 maluliyetinin olmadığının kabulü ile uyuşmazlık konusu değildir.Davada ki uyuşmazlık,davacının maluliyet aylığının bağlandığı 1.2.1999 tarihi ile,aylığın kesildiği tarih olan 18.12.2001 tarihleri arasında 2/3 maluliyetinin olup olmadığının tespiti ile Kuruma ödenen aylıkları gereğince borçlu olup olmadığı noktasındadır.
Davada ki uyuşmazlığın çözümü için mahkemece yöntemince işlem yapılmadığı açık olup,bu yönden ise hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu ortadadır.
Yapılacak iş:
a)Davacının dosyaya ekli Hastane raporları ve yazılarından 1996 yılında başlayan kalp rahatsızlığına ilişkin verilen 29.12.1998 tarihli raporun gerçek olduğu,bu rapor ile birlikte sonradan düzenlenen Trabzon SSK Hastanesine ait 4.1.1999 günlü rapor ile Ankara Tıp Fak.Hastanesinden verilen 9.7.2003 tarihli rapor içeriklerinin ilk verdikleri rapor ile uyumlu olduğunu doğrulayan Karadeniz Teknik Ünv.Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD’nin 29.6.2005 tarih ve 25965 sayılı yazıları gereğince,davacının Kurumca malül sayıldığı ve aylık ödendiği ,1.2.1999 ila 18.12.2001 tarihleri arasında,olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 54 maddesine uygun olarak 2/3 oranında maluliyetininolup olmadığının Adli Tıp ilgili ihtisas dairesinin itiraz halinde ise Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak rapor ile tespiti ile,
b)Davacının,1.2.1999-18.12.2001 tarihleri arasında Kurum’ca malul sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan raporların sahteliği iddiası ile açılan kamu davasında sanık sıfatı ile halen yargılandığı açık olduğuna göre,bu davada sanık olan davacı aleyhine hüküm kurulduğu takdirde ödenen aylıkların istirdadı yönünden BK’nun 63.maddesi gereğince değerlendirme yapılabilmesi için de Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyasının sanık-davacı yönünden kesinleşmesinin beklenmesi,sonrasında davacının 1.2.1999-18.12.2001 tarihleri arasında 2/3 oranında maluliyetinin olup olmadığı yönünde,ve Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyasının kesinleşmesinden sonra da oluşacak sonuç gereğince BK’nun 63.maddesinde belirtilen ilkeler göz önünde tutularak iptal edilen aylığın istirdadı yönünden bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik incelem ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 25.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.