Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/654 E. 2009/4314 K. 24.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/654
KARAR NO : 2009/4314
KARAR TARİHİ : 24.03.2009

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 2.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.03.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … …..geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 19.02.2004 tarihinde meydana gelen iş kazasında maluliyeti gerektirmeyecek biçimde sol gözünden yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat istemi atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın noksan takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının sol gözünden yaralandığı iş kazası sonucu % 0,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda % 100 oranında kötü tesadüf olgusunun etkili olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291–370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 2.000,00-TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacının maddi tazminat istemi atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 5.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.02.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 270,00-TL ilam harcından peşin alınan 281,20-TL’nin indirimi ile fazla alınan 11,20-TL harcın istem halinde davacıya iadesine
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 309,00-TL harç giderinden davacıya iade olunmasına karar verilen 11,20-TL’nin indirilmesi ile 297,80-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan yargılama giderinden takdiren 10-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinden takdiren 200,00-TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın taraflar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 600,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 600,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine taraflar 60.00 TL temyiz başvuru harcını yatırmış olmakla aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 24.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.