Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6658 E. 2009/9919 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6658
KARAR NO : 2009/9919
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, SSK’lı hizmetleri hariç 1.3.1986 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 31.01.1993-01.01.1997,16.06.2004-01.06.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, talepte bulunulması, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 2926 Salı yasanın 10. maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlardan bir bölümünde kaydının bulunmadığı doğrudur. Ancak davacının 21.02.1986 tarihli giriş bildirgesine göre muhtar beyanı esas alınarak 01.03.1986 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak resen tescil edildiği, kendi nam ve hesabına çiftçilik yaptığı, 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmalarının kısa süreli olduğu davacının 1.2.1993 tarihinde başlayan 3 günlük 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışması nedeniyle davalı Kurumca sigortalılığının 31.1.1993 tarihi itibariyle terkin edilerek 1.1.1997 tarihi itibariyle yeniden başlatıldığı 01.06.1986 ile 27.05.2003 tarihleri arasında ve 16.06.2004 tarihinden itibaren Ziraat Odasına üyeliğinin bulunduğu,
Kuruma verdiği terk belgesine göre 19.05.2003 tarihinde tarımsal faaliyetine son verdiği,01.06.2006 tarihinde yeniden tescil edildiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle köy muhtarının anlatımlarından açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının 31.01.1993-01.01.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden, 1993/1.dönemdeki 2 günlük kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanmak suretiyle 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesi yerinde ise de, 19.05.2003 tarihinde tarımsal faaliyetine son verdikten sonra prim ödemesi ve tescil talebi olmadığı halde mahkemece Ziraat Odası kaydı nedeniyle 16.06.2004 tarihi ile yeniden tescil edildiği 01.06.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen tesbit kararı usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile, davacının 31.01.1993 ile yeniden tescilinin yapıldığı 01.01.1997 tarihleri arasında 1993/1.dönemindeki 2 günlük SSK’lı çalışması dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında … tarım sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine,fazla istemin reddine,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 31,20 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 25,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 15,00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.