YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6845
KARAR NO : 2010/6950
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu ilk davada alınan hesap raporu ile miktarı tespit edilen ancak o davada talep ve hüküm dışı kalan bakiye maddi tazminat alacağının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin aynen kabulüne karar verilmiştir.
Dava hukuksal niteliği itibariyle S.G.K.’ca karşılanmayan zararın tazmini isteğine ilişkindir. Mahkemece ilk davada kararın verildiği 4.12.2007 tarihinden sonra sigorta tahsisleri peşin değerinde aylık bağlama katsayısında artış olduğu gibi zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücretinde de artış olmuştur. Mahkemece yeniden hesap raporu alınıp davacının karşılanmayan zararı bulunup, bulunan bu zarardan ilk davada hüküm altına alınan miktar düşüldükten sonra davacının talep edebileceği miktar belirlenmeden kesinleşen dava dosyasındaki hükmolunan miktar ile o dosyada alınan hesap raporunda hesaplanan miktar arasındaki fark üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden hak sahibinin maddi zararını belirlemek ve belirlenen bu zarardan hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre kurumca bildirilen peşin sermaye değeri indirilmek ve kesinleşen dosyadaki son hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın davacının bakiye maddi zararı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine , 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.