YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6869
KARAR NO : 2009/10245
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümündün doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların kardeşi sigortalı Kazım Karaçay’ın öldüğü iş kazasında sigortalının kusursuz, davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … …, …, … ve … yararına ayrı ayrı 3.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı 4.000,00.-TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Ayrıca, davacıların ayrı ayrı manevi tazminat istekleri bulunduğu gözetilmeden, ayrı ayrı dava konusu yapılabilecek tazminat isteklerinin aynı dosyada sonuçlanması halinde de hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmesi gerekirken, toplam manevi tazminat miktarı üzerinden avukatlık ücreti takdiri de isabetsizdir.
4-Öte yandan, davanın reddi hariç harç daima davalıya yükletilir. Çünkü, harç zaten haksız çıkılan oranda hüküm altına alınır ve hükmedilen miktara göre verilir. H.U.M.K.’nun 416. maddesi gereğince, davacılar hüküm altına alınan tazminat miktarı kadar haklı çıktıklarına göre, peşin alınan harçların bakiye harç gibi davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, diğer yargılama giderlerine katılarak yazılı şekilde karar verilmesi de hatalıdır. İki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına dair H.U.M.K.’nun 417/1. maddesi yargılama harçları için uygulanmaz.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile davacı … …, …, … ve … için ayrı ayrı 3.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.11.2000 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine,
Davacı anne … açısından manevi tazminat talebinin usulden reddine,
2-Alınması gereken 648,00.-TL ilam harcından peşin alınan 1.147,50-TL’nin indirimi ile 499,50-TL ilam harcının istek halinde davacılara iadesine,
3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 14,00.-TL başvuru harcı ile 1.147,50.-TL nispi harcın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 248,30.-TL yargılama giderinden ret edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, 213,25.-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 35,05.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı kardeş … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL avukatlık ücretinin, davacı kardeş … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL avukatlık ücretinin, davacı kardeş … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL avukatlık ücretinin ve davacı kardeş … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalı yararına ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacı kardeş …’dan, 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacı kardeş …’dan, 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacı kardeş …’dan, 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacı kardeş …’dan ve 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacı anne …’dan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalı tarafça 67,20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 67,20 TL temyiz başvuru harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 02.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.