Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6877 E. 2010/4815 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6877
KARAR NO : 2010/4815
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde Ekim 2003- 15.5.2005 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının , davalıya ait işyerinde 2003 yılı 10. ayından 15.5.2005 tarihine kadar geçen ve Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 15.10.2003- 15.3.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalıya ait işyerinde kapıcı olarak 15.5.2005 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, davalı işyerinde 15.5.2005-15.3.2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, uyuşmazlık döneminde dava dışı işyerlerinden 17.9.2004-31.12.2004, 7.2.2005-4.3.2005, 18.3.2005-14.5.2005 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerinin bulunduğunu ancak davacı bu bildirimlerin yapıldığı işyerlerinde çalışmadığını beyan ettiği, davalı tarafta davacının kapıcı olarak işe başladığı 15.5.2005 tarihinden öncesinde Sitenin müteahidi yanında bekçi olarak çalıştığını bildirdiği, davalı işyerinin yasa kapsamının araştırılmadığı, dosyaya fotokopileri sunulan site yönetimi karar defterlerine göre Site Blok Yöneticilerinin seçimlerinin 7.10.2004 ve 8.10.2004 tarihlerinde yapıldığı, anlaşılmaktadır
Somut olayda fiili çalışmanın varlığın ilişkin delillerin resen toplanıp değerlendirilmesi gerekirken, davalı Sitede hangi tarihten itibaren oturulmaya başlandığı araştırılmadan ve uyuşmazlık dönemi ile çakışan ve dava dışı işyerinden yapılan bildirimlere ilişkin kayıtlar getirtilip davacının bu işyerlerinde çalışmadığı yönündeki iddiası değerlendirilmeden bu bildirimlerle, davalı işyerinden yapılan bildirimleri de kapsayacak şekilde mükerrer sigortalılığa yol açacak şekilde tespit kararı verilmesi isabetsiz olmuştur
Yapılacak iş, davalı işyerinin hangi tarihte yasa kapsamına alındığı Kurumdan sorularak, davalı Site Yönetiminin ilk defa göreve başladığı tarihte itibaren ve varsa bu tarihten önce ikamet edenlerce tutulan tüm kayıt ve defterler getirtilip, muhtarlık kayıtları ve zabıta araştırması ile sitede hangi tarihten itibaren oturulmaya başlandığı saptanarak, gerektiğinde sitenin veya sitede ikamet edenlerin işlerini yapan işyeri sahibi ve çalışanları tespit edilip bunların beyanlarına başvurularak, öncelikle davalı işyerinde kapıcılık hizmeti verilmeye başlandığı tarihin hiçbir tereddüt ve kuşkuya vermeyecek şekilde belirlemek gerekir. Daha sonra davacının uyuşmazlık dönemi içerisinde çalışmadığını iddia ettiği başka işyerlerinden yapılan bildirimlere ait işyeri ve SSK kayıtları getirtilerek bu çalışmaların davacı adına olup olmadığını ve bu çalışmaların sitenin müteahhidi yanında geçip geçmediğini belirlemek, davalı işyerinde kapıcılık hizmetlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda ise davalı işyerinden Kuruma verilen dönem bordroları getirtilip bordrolarda adı bulunan tanıklardan resen seçilenlerin beyanlarına başvurmak, davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işveren ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip dinlenerek, kuruma bildirilen süreler dışındaki dönemler ait süreler yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Akgül Sitesi Yönetim Kurulu’na iadesine, 26.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.