YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7032
KARAR NO : 2010/4905
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 1.8.1976 olduğunun tesbitiyle, 9 günlük çalışmasının sigortalılık hizmetlerine eklenmesine, 20.9.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.08.1976 olduğunun tespitiyle 9 gün çalışmasının sigortalılık hizmetlerine eklenmesi, 20.9.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve aksi yöndeki kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Her iki davalı süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davacının Bakırköy SGK İl Müdürlüğünden yaşlılık aylığı isteminde bulunduğu, uyuşmazlığın bu şubenin işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle yetki itirazının reddi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddeleridir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın 506 sayılı Yasa’dan kaynaklandığı açık-seçiktir. Bu durumda uyuşmazlığın, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ve yollamada bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 17.maddesi gereğince çözümlenmesi gerekir.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde; bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davanın açıldığı yerde, anılan 17.maddenin tanımladığı biçimde Kurumun şubesinin bulunduğu belli ise de; davacının davalı Kurumun Kastamonu İl Müdürlüğünün işlemiyle 1976/3. dönemde 9 gün sicilsiz tahakkuk bildiriminin olduğu ancak bunun davacıya maledilemediği, çalışmanın Kastamonu-Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğünde geçtiği ortadadır. Davaya bakmaya davalı kurumun merkezinin bulunduğu Ankara veya çalışmanın geçtiği Taşköprü Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi yetkili olduğundan özellikle davalı Kurumun ve işverenin yöntemine uygun yetki itirazı göz önünde tutularak, Taşköprü Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek yetki yönünden dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yerolmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan işverene iadesine, 27.04. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.