Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7454 E. 2010/5323 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7454
KARAR NO : 2010/5323
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, kurum işleminin iptaliyle, aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına ve borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının maluliyet aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması ve sözkonusu borçtan sorumlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, maluliyet aylığının yeniden bağlanmasına ilişkin istemin reddine, maluliyet aylığının davacıya bağlanması sonucu davalı Kurum’un davacıya ödediği aylıklarla ilgili olarak borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 22.11.1993 tarihli rapor nedeniyle 30.12.1993 tarihli tahsis talebi üzerine 1958 gün hizmeti üzerinden 01.12.1993 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığı,Kurum’un sonradan ipka iptal işleminin hatalı olduğunu fark etmesi üzerine davacının aylık bağlama tarihinde 1606 gün hizmetinin bulunduğunun tesbit edildiği,bu hizmetlerinin aylık bağlamaya yeterli olmadığı, Kurum’un 02.05.2008 ve 16.05.2008 tarihli yazısına göre,davacının hizmetleri … ve … oğlu 1911 … doğumlu …’ın hizmetleri ile karıştığı için davacının aylığının mayıs 2008 tarihi itibariyle iptal edildiği ve yersiz ödenen 36.387,15TL’nin adına borç kaydedildiği,toplam 1606 gün hizmeti tesbit edildiği için aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan. 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesinde; “Kurum’ca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,b) Kurum’un hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurum’dan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesinde, Kurum’un kusurlu olduğu işlemler sonucu yapılan yersiz ödemelerin ve yersiz ödemeden faydalananın iyi niyetli olması hallerinde yapılan fuzuli ödemelerin geri alınamayacağına dair bir düzenleme bulunmaması karşısında, mahkemece davacının sigortalılık süresinin maluliyet aylığı bağlanmasına yeterli olmadığı,ancak sigortalıya ödenen aylıkların davacı tarafından iyiniyetle harcandığı,ödenen aylıkların geri istenmesinin B.K.m.63 maddesinin ve 506 sayılı Yasa’nın sosyal güvenlik ruhuna aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak …; davaya konu istem ile ilgili 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesi doğrultusunda inceleme yapmak ve sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de davacının talebi kısmen kabul edildiğine göre Kurum yararına avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmolunmaması hatalı olmuştur.
Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.