Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7801 E. 2010/5470 K. 10.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7801
KARAR NO : 2010/5470
KARAR TARİHİ : 10.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 19839, 19840, 19841 takip dosyası ile gönderilen ödeme emri nedeniyle prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun, davacılar … ile ilgili hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı …. San Tic. A.Ş ile ilgili verilen karar yönünden davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, SSK … İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19839, 19840, 19841 takip dosyası ile gönderilen ödeme emri nedeni ile şirketin 2003/5 ve 2004/5 aylara ait prim borcu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece,davacı şirketin 2003/5 ve 2004/5 aylarına yönelik prim borcuna karşılık gönderilen 19839, 19840, 19841 sayılı ödeme emrinin iptali ile davacının davalı Kuruma 2003/5 ve 2004/5 aylarına ilişkin prim, faiz ve ferilerine ilişkin borçları bulunmadığnıın tasbitine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı şirket’in Kuruma olan 2003/5 ve 2004/5 aylarına ait prim aslı, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçları ve gecikme zammı nedeni ile SSK … Sigorta İl Müdürlüğü’nün 2007/19839, 2007/19840 ve 2007/19841 sayılı takip dosyaları takip yapıldığı, 25.06.2007 tarih ve 090912, 090913 ve 090914 sayılı ödeme emirlerinin davacı şirkete 28.06.2007 tarihinde tebliğ edildiği davanın ise 03.08.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Primlerin ödenmesini düzenleyen 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde, 1.12.1993 gün ve 3917 sayılı Kanunun 1.maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca, Kurum alacaklarının takibinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri geçerli kılınmıştır. Prim borçları, bu düzenleme ile kamu alacağı derecesine getirilerek, takip ve tahsilinde icra ve iflas hukukuna göre çabukluk ve sadelik sağlanmak istenmiştir.
Davanın yasal dayanağını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58. maddesi oluşturmaktadır.
Anılan madde ile, Kurum alacakları için 6183 sayılı Kanunun 55. maddesi hükmü uyarınca düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı 7 gün içerisinde dava açabilme olanağı bulunmaktadır.
Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olarak anılan maddeye dayalı açılacak dava “menfi tespit” niteliğinde olup, “böyle bir borcu olmadığı” veya “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” iddiaları dışında başka bir itiraz nedeni ileri sürülemeyecektir.
İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı kararları). Hak düşürücü süre, niteliği itibariyle bir itiraz olup sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir, resen gözönünde tutulmalıdır.
Kamu alacağına ilişkin olarak anılan madde kapsamında öngörülen menfi tespit davası dışında, yeni ve ayrı bir menfi tespit davası açılmasına anılan kanun hükümleri cevaz vermemektedir. Zira, tahsil edilmesi istenen alacak, kamu alacağı niteliğinde imtiyazlı olup sürüncemede kalması önlenerek, hızla tahsili sağlanmak istenmektedir. 6183 sayılı Kanunda, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine koşut bir hükme yer verilmemiş bulunması karşısında, Yasada öngörülen 7 günlük itiraz süresini geçiren kamu alacağı borçlusu, aynı konuda yeni bir menfi tespit, istirdat davası açamayacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/21-198 Esas, 249 Karar sayılı Kararı).
6183 sayılı Kanun ile menfi tespit davasına, “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczini” düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 5479 sayılı Kanun ile değişik 79. maddesinde üçüncü şahıslar yönünden yer verilmiş ise de, bu olanak, kamu alacağı borçluları yönünden tanınmamıştır.
Somut olayda; SSK … Sigorta İl Müdürlüğü’nün 25.06.2007 tarih ve 090912, 090913 ve 090914 sayılı ödeme emirleri davacı şirkete 28.06.2007 tebliğ edildiği anlaşıldığından davanın Yasada öngörülen 7 günlük süre içersinde açılmadığı anlaşılamamaktadır.
Davanın ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından davacı şirket yönünden esasa yönelik inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.