YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7834
KARAR NO : 2010/7350
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonuu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava nitelikçe iş kazası sonucu uğranılan beden gücü kaybına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının manevi tazminat istemi, ıslah ile istenemeyeceğinden dava açma hakkı saklı kalmak üzere reddine karar verilmiş ise de bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten davacının 16.03.2009 günlü ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebinde bulunduğu, talebine ilişkin peşin ve başvuru harcını yatırmış olduğu, dava dilekçesinde manevi tazminata ilişkin talebinin bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık usulünce, dava açılmadan görülmekte olan dava içersinde harcı yatırılmak suretiyle manevi tazminat istenmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı peşin ve başvurma harcını yatırmak suretiyle manevi tazminat isteminde bulunduğuna göre artık bunun birleştirme talepli ek dava olarak kabulü ile sonuca gidilmesinin hem usul ekonomisine hem de davaların en çabuk ve en az masrafla bitirilmesi gerektiğine ilişkin Anayasal kurala uygun olacağı açık olup, Dairemizin yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir. Bu durumda da yerel mahkemece usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de tarafların hal ve mevkiine, iş verenin %60 oranında kusurlu bulunmasına ve tazminatın miktarına göre, dava konusu olayda Borçlar Kanununun 43.maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin ve somut gerekçeler gösterilmeksizin anılan maddeye dayanılarak tazminattan indirim yapılması isabetsizdir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgilisine yükletilmesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.