YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7891
KARAR NO : 2010/7353
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı sigortalının meslekte kazanma gücünü %0 oranında kaybedecek şekilde maluliyeti ile sonuçlanan iş kazasında sigortalının % 25, davalı işverenin ise % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 4.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 1.250,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinden itibaren tümü ile silinerek yerine;
“ 1.manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Hüküm altına alınan , manevi tazminat yönünden 575,00 TL Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 575,00 TL nisbi Avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4. Alınması gereken 216,00 Tl harçtan peşin alınan 150,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 65,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından yatırılan 150,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 420,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 168,00 TL lık kısmının davacı üzerinde bırakılarak bakiye 252,00 TL nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.