YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7908
KARAR NO : 2009/10775
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının murisi olan eşine bağlanan yaşlılık aylığının 01.09.1987 başlangıç tarihi itibariyle iptalinden dolayı yersiz ödenen aylıklar nedeniyle Kuruma 37.261,00 TL borçlu olmadığının tesbiti ile ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, davacıya murisin ölümünü takip eden aybaşı olan 01.03.2002 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine, diğer taleple ilgili olarak istemin reddine karar verilmiştir.Mahkemece davacıya ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin hüküm yerinde ise de borçlu olmadığının tesbitine ilişkin istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 26.03.1986 tarihli bildirgeye göre 01.01.1973 tarihli vergi kaydı nedeniyle geriye yönelik olarak 20.4.1982 tarihi itibariyle tescil edildiği, 01.01.1973-20.04.1982 tarihleri arasındaki süreyi 1479 sayılı Yasa’ya 3165 sayılı Yasa ile eklenen ek geçici 16.madde gereğince borçlanarak diğer hizmetleri ile birlikte 26.08.1987 tarihli tahsis talebi üzerine 01.09.1987 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, sigortalının 01.01.1973-devam şeklinde görünen vergi kaydının 01.04.1981-31.12.1981 ve 01.04.1987-23.10.1996 tarihleri arasında olduğunun anlaşılması üzerine sigortalının 01.01.1973-20.04.1982 tarihleri arasındaki borçlanma işlemi iptal edilerek hizmet süresi yeterli olmadığı için yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği ve yersiz ödenen aylıkların davacıdan talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1986 yılında geriye yönelik olarak yapılmış olmakla, 1982 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, muris tarafından borçlanılan 01.01.1973-20.04.1982 ve uyuşmazlık konusu dönem olan 20.04.1982-26.08.1987 tarihleri arasına ilişkin primleri tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu süreyi iptal etmesi ve bu kadar süre sonra yaşlılık aylığını başlangıç tarihi itibariyle iptal ederek davacı adına borç çıkartması Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi sigortalılık süresi olarak kabul etmek ve davacının borçlu olmadığının tesbitine karar vermek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacının murisini primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 01.01.1973-26.08.1987 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu kabul etmek ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tesbitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.07.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.