YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7930
KARAR NO : 2009/8960
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.12.1984-13.10.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya hizmeti hariç tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
2-Dava, davacının 1.12.1984-13.10.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı süreleri dışında kalan dönemlerde Tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 1.12.1988-5.6.1988 ve 1.9.1989-12.10.1997 tarihleri arasında tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.12.1984 tarihinden itibaren tarım Bağ Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, 20.2.2006 tarihinden beri ziraat odasına ve 30.10.1983 tarihinden beri de kooperatife kayıtlı olduğu , tarım arazisinin bulunduğu ve , 1.1.1983-1.10.1983, 6.6.1988-31.12.1988 tarihleri arasında ve 13.10.1997 tarihinden beri devam eden 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasanın 141. maddesinde, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılacağı belirtilmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde de mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeblerin gösterilmesi gerekeceği bildirilmiştir. Somut olayda mahkeme gerekçesinde ulaşılan sonuçta davacının 1479 sayılı Yasa tabi sigortalılığın sona erdiği tarihlerden sonra tarım Bağ Kur sigortalılığın resen başlatılması gerekeceği kabul edildiği halde kurulan hükümde bu tarihlere uyulmadığı açıkça görüldüğünden kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında farklılık meydana gelmiştir. Mahkeme kararları H.U.M.K 388 ve 389 maddelerindeki koşulları taşımalı ve kararda taraflara yüklenen görev ve haklar şüphe ve tereddüte yer vermeyecek surette açık, net ve infazı kabil olmalıdır. Mahkemece Kurulan hükümde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süreleri içerisinde kalacak şekilde 1.12.1988-5.6.1988 ve 1.9.1989-12.10.1997 tarihleri arasındaki sürelerin tespitine karar verildiği, yine belirlenen sigortalılık sürelerinin tarihlerinde kendi içinde çelişki oluşturulduğu ve kararın bu şekli ile infaz kabiliyetinin bulunmadığı açıktır. Mahkemece davacının tarım Bağ Kur sigortalılık sürelerinin gerekçeye uygun ve hiçbir tereddüt ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.