Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8137 E. 2010/6010 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8137
KARAR NO : 2010/6010
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, isteğe bağlı …’lu olduğunun tespitine bu olmadığı takdirde ödediği primlerin yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı Kurumun 15.4.2005 tarihli işleminin iptaliyle davacının 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olduğunun, olmadığı taktirde isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti veya ödediği primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının düzenli prim ödemeleri yaptığı 30.6.1997-27.6.2003 arasında 1479 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı … sigortalısı olduğunun tespitine, davacının … … İl Müdürlüğünün 15.4.2005 tarih ve 11045 sayılı işleminin iptali talebinin reddine, karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 30.6.1997 tarihli giriş bildirgesi üzerine oda kaydı esas alınarak davalı kurumca 31.8.1989 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının 31.3.1989 tarihinden itibaren Şoförler Odasına kayıtlı olduğu, vergi kaydının ve Esnaf Sicil kaydının bulunmadığı, davacının 30.6.1997 tarihinden itibaren prim ödemeye başladığı son ödemesinin 27.6.2003 tarihinde olduğu, şahsi dosyası arasındaki 17.9.2007 tarihli sigortalılık dökümünde 31.3.1989 tarihinden itibaren kesintisiz sigortalı sayıldığı ve 18 yıl 29 gün hizmet süresi ile 15.315,94 TL borcunun bulunduğu, iptali istenen 15.4.2005 günlü kurum işleminde; “mahallinde odada tutulan tutanakta oda kaydında üye numaralarının müteselsil sıralarının bozulduğu ilk odaya kayıtla ilgili yönetim kurulu kararında adı ve soyadının bulunmadığı, 507 sayılı Yasanın 119 maddesine göre sicil kaydını yaptırmadığı, ilk oda kayıt aidati makbuzunun ibraz edilmediği, şoförler için 1989 yılında çalışma karnesi ibrazı zorunlu olduğu halde ibraz edilmediği, bu nedenlerle 14.1.2005 ve 7.4.2005 tarihli tespit
tutanaklarının geçersiz sayılarak meslek kuruluş kaydının geçersiz olduğuna komisyonca karar verilmiştir” denildiği Şoförler Odası üye kayıt defterinin 161. sayfasında, 1457, 1458, 1459 ve 1460 sıralarının üzeri okunacak şekilde çizilerek sırasıyla 1472, 1473, 1474 ve 1475 yazılmış, davacının 1474 sırasında 26.6.1989 tarihinde müracaatıyla 31.8.1989 tarihinde kayıt edildiği 15.000 kaydıye ücretinin olduğu, 1989 yılı aidatını ödediği, dört adet yıllık aidatlarını ödediği, ehliyet sicil numarası olarak 2101 yazıldığı, davacının . 19.7.1989 da aldığı (E) sınıfı 21 04 sicil nolu ehliyete sahip olduğu, Yönetim kurulu karar defterindeki 3.7.1989 tarihli ve 62 sayılı karar ile “derneğe yeni müracaat eden üyelerin kayıtlarının yapılmasına” ve başka bazı kararların alındığı davacının adının bulunmadığı, Kurumun 7.4.2005 tarihli oda karar defteri üzerindeki inceleme sonucunda yapılan tetkikte herhangi bir farklı durum tespit edilmediğinden kaydın geçerli olduğuna karar verildiği belirtilmiş, Şoförler Odasının 5.2.2008 tarihli mahkemeye verdiği cevapta; davacının odaya üyelik müracaat dilekçesinin arşivde bulunmadığı, ancak davacın kayıtlı olduğu dönemde sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı bilgileriyle oda kaydının yapıldığı, şoförlük mesleği bedenen yapılan meslek olduğundan davacıdan vergi kaydı ve sicil kaydı istenmeden kaydının yapıldığı, üye kaydına ilişkin 1 nolu defterde üye kayıt numaraları sehven yazıldığından düzgün şekilde düzeltilerek yazıldığı ve eski numaraların üzeri çizilerek defterde kalmış olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının vergi kaydı yok ise de; sonradan yürürlüğe giren Yasa aleyhe uygulanamayacağından davacının oda kaydının devamı nedeniyle 31.8.1989 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu sabittir. Çünkü bu dönem için oda kaydının devam etmesi sigortalılık için bir karinedir.
Yapılacak …; S.G.K’dan davacının 31.8.1989 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğuna ilişkin hizmet döküm cetvelini celbedip , kurumca bu tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış olması halinde yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığından istemi reddetmek, aksi halde davacının 31.8.1989 tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.