Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8409 E. 2009/10213 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8409
KARAR NO : 2009/10213
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, SSK.’lı hizmetleri hariç 01.01.1988-dava tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 01.07.1988 de başlayan ve halen devam eden tarımsal faaliyeti ve Tarım Bağ Kur sigortalılığının SSK sigortalılığı ile çakışan dönem dışında geçerli olduğunun ve 5510 sayılı Yasa’nın geçici 23-24. maddeleri kapsamında yeniden yapılandırmadan yararlanması gerektiğinin tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 01.04.1989 ile dava tarihi olan 25.07.2008 tarihleri arasında SSK ya tabi olarak geçen 15 günlük hizmeti dışında Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun ,5510 sayılı Yasa’nın geçici 23-24 maddeleri kapsamında yeniden yapılandırmadan yararlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Somut olayda davalı Kurumca davacının 2926 sayılı yasa kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalılığı tahıl üretimi nedeni ile 01 07.1988 tarihinde re’sen başlatılmış,01.04.1989 tarihinde başlayan 15 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nedeni ile de 31.03.1989 tarihinde sona erdirilmiştir. Davacı kurum kayıtlarına 25.07.2008 tarihinde intikal eden dilekçesi ile 5510 sayılı Yasa’nın geçici 23-24. maddeleri gereği yeniden yapılandırma talebinde bulunmuştur.
Uyuşmazlık konusu olan davalı kurumca kabul edilen 01.07.1988-31.03.1989 tarihleri dışında ve 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak çalıştığı dönem dışında davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım Bağ Kur sigortalısı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının tapulu taşınmazının bulunmadığı,ziraat odası, tarım kredi kooperatifi, fındık tarım satış kooperatifinde kaydının bulunmadığı Ziraat Bankasından tarımsal amaçlı kredi kullanmadığı Mahkemece yapılan zabıta araştırması ve dosyada mevcut muhtarlık il muhaberi içeriğinden davacının yaz aylarında babasından kalan tarlalarda mısır fasulye gibi ürünler ekerek kendi ihtiyacını karşıladığı , yaz aylarını köyde geçirip 6 aylık kış dönemini ise Gemlik’te geçirdiği ürün satışı yapması nedeniyle ürün bedelinden yapılmış prim kesintilerinin ve prim ödemelerinin bulunmadığı mahkemece davacının zilyettiğinde tarım arazisi bulunup bulunmadığının araştırılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; Uyuşmazlık konusu olan dönemde 2926 sayılı Yasa’nın aradığı kayıtlar bulunmadığına göre;davacının 1989 yılından beri zilyetliği altında taşınmaz bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davacı tarafından Hazine veya özel kişilerden kiralanmış taşınmaz bulunup bulunmadığını Belediye Başkanlığı, İl Özel İdare Müdürlüğü ile Deterdarlıktan araştırmak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.