YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/854
KARAR NO : 2010/1688
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 20.9.2001-4.6.2002 tarihleri arasında çalıştığının tesbitiyle,işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının ve davalı işverenin tüm,davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20/09/2001-04/06/2002 tarihleri arasındaki davalı işverene ait işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tesbiti ile bir kısım işçi alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hizmet tespiti davasının reddine, İşçi alacakları konusundaki davanın kısmen kabulü ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388. maddesinde; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği 389.maddesinde ise verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık şekilde yazılacağı bildirilmiştir.
-Mahkemece yukarıda açıklanan düzenleme gereği, hükmedilen işçilik alacaklarının hangi davalıdan alınması gerektiği açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken,sadece “davalıdan alınarak”denilmek suretiyle, işçilik alacaklarından davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı da göz önüne alındığında, hükmün infazında tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin 3.,7.,9.,11.,14.,17.,satırlarındaki “davalıdan” sözcüğünün silinerek yerine”davalı şirketten”sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan Özbey Hijyenik Ürünleri Amb Gıda San Tic Aş’ye yükletilmesine 18.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.