Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8542 E. 2010/9073 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8542
KARAR NO : 2010/9073
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-20.11.2008 gün ve 27060 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 387 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, 2008 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 12 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2009 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.400,00.-TL’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar, bu tarihten sonra verilmiş ve temyiz konusu dava değeri sigortalının çocukları olan davacılar …, …, …, …, … için ayrı ayrı 1.000,00.-TL; kardeşleri olan davacılar, …, …. …, …, …, …, …, …, …, …, ve … için ayrı ayrı 250,00 TL manevi tazminat verilmesine ilişkin olup, bu durumda hüküm davalı yönünden kesin nitelik taşıdığından, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak, davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı … hakkında takdir edilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava 15.05.1994 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının hak sahibinin manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı …’un Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesine 2000/322 E. sayılı dosya ile fazlaya ait haklarını saklı tutmak suretiyle 15.05.1994 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeni ile eşi …’un hayatını kaybettiğini ileri sürerek 125.000.000.TL (125,00 TL) maddi, 25.000.000.TL (25,00 TL) manevi tazminat davası açtığı ve davanın takipsiz kalması nedeniyle HUMK’nun 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık manevi tazminatm bölünüp bölünmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı karanda bu doğrultudadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle manevi tazminatın bölünmezliği nazara alınmadan Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/322 Esasına kayıtlı dava dosyasında talep edilen manevi tazminat miktarını aşar biçimde, davacı … yararına 1.500,00 TL manevi tazminat takdirine ilişkin hüküm kurulmasıda usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.