YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8610
KARAR NO : 2010/9474
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan…San. İm. İnş. Müt. …Hırdavat Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacıların tüm, davalı…Sanayii Ticaret Limited Şirketinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı …’ın maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı …’ın maddi zararı SGK’ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerleriyle karşılandığından reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının hak sahiplerinden anne ve babasına gelir bağlanabilmesi ve giderek bağlanan gelirle karşılanmayan maddi zararının kalması halinde maddi tazminata hükmedilebilmesinin şartlarından birisi de; anne ve babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına bağlı olarak çalışmaması veya 2022 sayılı Yasa’ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almamış olmasıdır.
Somut olayda davacı annenin maddi tazminat isteminin zararlarının SGK’ca bağlanan gelirle karşılanması nedeniyle reddi doğru ise de; davacı baba …’ın (2102432971) tahsis numarasıyla kendi zorunlu çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığı aldığı ve oğlundan dolayı herhangi bir aylık ya da gelir almaya hak etmediği kurumca belirtilmekle, sigortalı oğlunun iş kazası nedeniyle ölmesinden dolayı maddi tazminata hak kazanamayacağı belli olmakla, yazılı olduğu şekilde maddi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3- Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına taktir edilen manevi tazminat miktarları fazla olmuştur.
4-Davalı … Oyak Sigorta AŞ’nin manevi tazminattan sorumluluğu bulunmamasına ve dava dilekçesinde de poliçe limiti ile sınırlı talepte bulunulmasına rağmen, mahkemece hüküm fıkrasının 4. bendinde reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı belirtilip, manevi tazminatın reddi nedeniyle taktir edilen avukatlık ücretinin sadece davalı…Sanayii Ticaret Limited Şirketine verilmesi gerekirken, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden taktir edilen red avukatlık ücretinin davalılara verilmesi şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.