Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8698 E. 2010/9099 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8698
KARAR NO : 2010/9099
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan madid ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili ile davalılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava nitelikçe iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden sigortalının işçisi olduğu davalı … Temizlik Güvenlik İlaçlama Makine ve Araçları Bakım Onarım Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şirketi ile … Temizlik San. Ltd. Şti Ortak Girişiminin 07.01.2003 tarihli sözleşme uyarınca Türk Hava Yolları AO den birinci ve ikinci hangarlar ile çevresinin temizlik işlerini üstlendikleri, 1.2.2003 tarihinde murisin yemekhane camını temizlerken altı metre yükseklikten düşerek öldüğü olayda, Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada hükme esas alınan kusur raporunda, davalı işveren şirketin gurup vardiya amiri …’un 1/8 , yine işveren şirket müdürü …’ın 2/8 ve yemekhanede temizlik yapılmasını isteyen THY personeli …’ın 4/8 oranlarında kusurlu bulundukları, mahkemece yeniden kusur raporu alınmadan tazminat davasında da bu kusur oranlarının esas alındığı anlaşılmaktadır
Borçlar Kanununun 53. maddesine göre hukuk hakimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir.Ancak Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve iliyet bağını saptıyan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar.
Dava olayın iş kazası olduğu iddiasına dayalı olup, iş hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme(koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece ceza yargılaması sırasında düzenlenen kusur raporu esas alınarak kusurun aidiyet ve oranları belirlenmiştir. Bu raporda ise ; bilirkişinin, İş Kanunun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanunun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemenin kabulüne göre; Türk Hava Yolları’nın personeli olan … kusurlu olduğu kabul edilerek tazminattan sorumlu tutulmuştur. Bu durumda, Türk Hava Yollarının BK. 55 maddesi uyarınca …’ın istihdam edeni sıfatıyla …’ın kusuru nedeniyle kusursuz sorumlu olduğu halde hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin özellikle inandırıcı güç ve nitelikte olmayan 77. maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporu hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.