Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8787 E. 2010/9424 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8787
KARAR NO : 2010/9424
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Dava, davacı sigortalının iş kazası sonucu cismani zarara uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan davacı da “ischiba pubis kolu kırığı” oluştuğu, sürekli iş göremez duruma gelmediği sigortalının olayın meydana gelmesinde % 20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına10.000TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“1-Maddi tazminat talebinin tümden reddine, alınması gereken 15.60 TL ret harcından davacı tarafından yatırılan 13.10 TL harcın tenzili ile bakiye 2.50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
2.Meydana gelen iş kazası nedeni ile açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile %0 maluliyet nedeni ile 10.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
3. Kabul edilen manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan (1.200,00+ 575,00 TL) olmak üzere toplam 1.775,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Alınması gereken 540,00 TL ilam harcının davacı tarafından yatırılan 675.00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 135.00 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 495.80 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre takdiren 100.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan 540.00 TL nispi, 15.60 TL başvuru olmak üzere toplam 555.60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.