YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9006
KARAR NO : 2010/6341
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 04.02.1959 doğumlu oğlu …’nun malul olduğunun ve sağlık sigortası yardımlarından yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının oğlu 4.2.1959 doğumlu …’nun ağır derecede zeka geriliği nedeniyle davacının sağlık sigortasından yararlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, davacı sıfatıyla reşit olan oğlunun sağlık yardımlarından faydalanmasına ilişkin dava açma hakkı bulunmamaktadır.Ancak davacının 18 yaşını doldurmuş ve akıl hastalığı bulunan oğlu … adına dava açabilmesi için ise ; Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı ve görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamların, noterlerin ve mahkemelerin bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, anılan madde ve HUMK.’nun 42. maddesi gereğince, davacının oğlunun vesayet altına alınması gerekip gerekmediği hususunda vesayet makamına tezkere yazılması, vasi tayin edilmesi halinde Türk Medeni Kanunu’nun 462. maddesi 8. fıkrasına göre vesayet makamından alınacak husumet izniyle davaya devam olunarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, mahkemece, kamu düzenine ilişkin bu hususun gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.