YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9225
KARAR NO : 2010/6171
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde Agustos 1995 – dava tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, S.S. 5 nolu … Minibüs Durağı Kooperatifi’ne bağlı … Minibüs Durağında 1995 yılının 8.ayından dava tarihine kadar değnekçi olarak geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitini talep etmiştir.
Mahkemece davalı ile davacı arasındaki ilişkinin hizmet akdinin zaman,ücret, bağımlılık unsurlarını taşımadığından davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava nitelikçe 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitine ilişkindir.
Hizmet akdinin unsurları; 1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, 2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi 3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması 4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır. Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur.
Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre “zaman” ve “bağımlılık” unsurları hizmet aktinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan kişi Borçlar Kanunu’nun 313. maddesinde öngörülen çerçeve içinde “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarını gerçekleştirecek biçinde çalışmaktaysa aradaki çalışma ilişkisi hizmet aktine dayanıyor demektir. Bilindiği gibi zaman unsuru çalışanın … gücünü belirli, yada belirli olmayan bir süre içinde işverenin buyruğunda bulundurmasını kapsar. Hiç kuşkusuz çalışan bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve gözetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir.
Burada sözkonusu olan bağımlılık ise her an ve durumda çalışanı denetleme ve buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı, bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının 31.10.1995 tarihine kadar dava dışı başka işverenlere ait işyerlerinden çalışmasının bildirildiği açıktır. İşyeri durum tesbit tutanağı ve tanık beyanlarına göre ,davacının çalıştığı … Minibüs Durağının bulunduğu yerde önceden yolcuların beklediği, minibüslerin yolcu indirip bindirdiği davalı Kooperatife ait büro işyerinin olduğu, ancak daha sonra büro işyerinin belediye tarafından yıkılması üzerine Mimar Sinan Mahallesine taşındıkları, değnekçi olarak çalışan davacının günlük olarak belli bir süre minibüsler ile yolcuların durak içindeki düzenini sağladığı,
durakta çalışan minibüs sahipleri (veya şoförlerden) günlük olarak belli bir ücret aldığı anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği şekilde davacı durakta çalışan minibüs sahiplerine günün belli saatlerinde de olsa bir hizmet sunmakta ve bu hizmet karşılığında günlük olarak belli bir ücret aldığı halde hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Yapılacak …; yapılan işin niteliğini, günlük kaç saatlik bir mesaiyi gerektirdiği, günlük ne kadar ücret karşılığında yapıldığını belirlemek, dava konusu dönemde söz konusu durakta çalışan kayıtlı şöförler ile gerektiğinde işyerine komşu çalışan, işveren kayıtlarına geçmiş kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurmak ve buna ilişkin olarak davacı tarafından gösterilecek tüm delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile ve davacının gösterdiği deliller toplanmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.