Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9386 E. 2010/6146 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9386
KARAR NO : 2010/6146
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.2.1972 tarihinden itibaren 15 gün çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerlerinde 01.02.1972 tarihinden itibaren 15 gün süre ile çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının … adına işlem gören 517225 sicil nolu … yerinde 01.02.1972 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1972 olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosya içeriğinden, davacının … Oteli … ünvanlı 05172) sicil nolu işyerinde 01.02.1972 tarihinde işe girdiğini gösterir giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak Kuruma intikal ettirildiği, işyerinin 01.02.1972 tarihinden itibaren yasa kapsamında bulunduğu, işyerine ait dönem bordrolarınının Mahkemece kurumdan isitendiği halde gönderilmediği Kurum vekili cevap dilekçesinde … yeri dönem bordrolarında davacının isminin bulunmadığını beyan ettiği, emniyet aracılığı ile yapılan araştırma sonucu komşu … yeri ve çalışanlarının tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya … ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda davacının çalıştığını iddia ettiği … yerine ait ihtilaf konusu dönemde, dönem bordrolarının Kuruma verildiği davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinden anlaşıldığından Kuruma verilmiş dönem bordroları getirtilmeden bordro tanığı ve komşu … yeri tanığı olmayan tanıklarının beyanlarına göre sonuca gidildiği görülmektedir.
Yapılacak …, davacının çalıştığını iddia ettiği … yerinden uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma verilmiş dönem bordrolarını getirtmek, bordrolarda çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, tanıkların adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet, muhtarlık yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu … yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.