Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9455 E. 2010/6108 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9455
KARAR NO : 2010/6108
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 10.7.2001-3.4.2005 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı,10.7.2001-3.4.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkeme,işyerindeki çalışmanın resmi belgelerle ispatlanması gerektiği,desteklenmeyen tanık beyanları ile çalışmanın varlığının ispatlanamayacağı gerekçeleriyle istemin reddine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86/9.maddesinde,bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir.Kimi ayrık durumlar dışında resmi belgelerin veya yazılı delillerin bulunması,sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı olarak istemin reddini gerektirmez.Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla,dava konusu dönemde aynı işyerinde çalışan bordro tanıkları ile komşu veya yakın işyerlerinin aynı dönemlerde çalışan kayıtlı tanıkların bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirmesini göz önünde tutarak gerektiğinde doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle delilleri mümkün olduğunca toplayıp bunları birlikte değerlendirmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir sonuca gitmesi gerekirken,salt resmi belge olmadığından bahisle istemin reddine karar vermesi isabetsiz olmuştur.
Dosyadaki delillerden,davalı işyerinin 17.5.1993-28.2.2006 tarihleri arasında kapsamında bulunduğu ve faal olduğu,işyerine ait 2001-2005 tarihleri arasındaki dönem bordrolarının getirtildiği,işyerinde çalışmaları kısmen bulunan bordro tanıkları ile davalı işyeri ile benzer işi yapan komşu işyeri ile yakın işyeri çalışanlarının beyanlarına başvurulduğu,tanıkların davacının davalı işyerinde sürekli çalıştığını beyan etttikleri,mahkemece tanık beyanları dikkate alınarak,araştırma genişletilip işyerinde dava konusu sürede sürekli çalışmaları bulunan işyeri çalışanlarının ifadelerine başvuruması, komşu ve yakın işyeri çalışanlarından dinlenen tanıkların bir kısım belgelerinin de bulunduğu nazara alınarak,emniyet yoluyla bu işyerleri hakkında araştırma yaptırıp,Kurumdan da bilgi alarak bunları değerlendirmesi,gerektiğinde yakın işyerlerinin kayıtlarla belirlenmiş diğer çalışanlarının da beyanlarına başvurması,taraflarda iddialarını destekleyecek delillerini ibraz etmeleri istenip delilleri olabildiğince toplayıp,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun hizmet tespitine ilişkin 2004/21-480-579,2005/21-409-413,2006/21-43-98 ve 2008/21-343-347 sayılı kararlarını da göz önünde tutarak,istem hakkında bir karar vermesi gerekirken mevcut deliller değerlendirilmeksizin,soruşturma genişletilmeksizin eksik araştırma ve yetersiz inceleme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.