Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9474 E. 2010/6119 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9474
KARAR NO : 2010/6119
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi

Davacı, 6.3.1981 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun ve 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 6.3.1981 tarihinden itibaren 1479 … sigortalısı olduğunun ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun’dan yararlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme yazılı gerekçelerle yetersiz bilirkişi görüşleri doğrultusunda istemin kabulüne karar vermiştir.
Dosyadaki delillerden, davacının vergi kaydının 6.3.1981-16.4.2004 tarihleri arasında olduğu ve tekrar 1.12.2004 tarihinden başlayarak devam ettiği, meslek kuruluşuna 9.4.1999 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu sicil kaydının bulunmadığı ,28.8.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden giriş bildirgesi ile 4.10.2000 tarihinden itibaren 1479 … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, Kurumun davacıyı 4.10.2000-16.4.2004 tarihleri arası ile 1.12.2004 tarihinden başlayarak sigortalı olarak kabul ettiği, davacının 28.8.2003 tarihinden önce sigortalılık konusunda Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18. maddesi hükmünden yararlanarak vergi kaydına uygun olarak 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki süreyi borçlanıp sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi için süresinde 28.8.2003 tarihinde Kuruma müracaatta bulunduğu, ancak yasada gösterilen sürede ödemede bulunmadığından borçlanmasının geçersiz sayıldığı anlaşılmaktadır.
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesinde; bu kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 4.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödemek koşuluyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği belirtilmiştir.
Davacının Kuruma 28.8.2003 tarihinden önce sigortalı olmak için başvurusu bulunmamaktadır. 28.8.2003 tarihindeki müracaatına göre sigortalılığı Yasa’ya uygun olarak 4.10.2000 tarihinden itibaren başlatılmıştır. 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kaydı dönemini süresinde borçlanmak için başvurmuş ancak (ihtirazi kayıtla dahi) hiçbir ödemedebulunmadığından borçlanması geçersiz sayılmıştır.
Bu duruma göre, Kurum işlemlerinde Kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Öte yandan 1479 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş hizmetlerin tesbitine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı, geçmiş … hizmetlerinin tesbitine yasaca olanak bulunmadığı, bu durumda 28.8.2003 tarihinden önce sigortalı olma konusunda Kuruma başvurusu bulunmayan davacı hakkında vergi kaydı esas alınarak 6.3.1981 tarihinden itibaren sigortalılığın tesbitine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak davanın reddi gerekirken gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.5. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.