Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9488 E. 2010/6602 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9488
KARAR NO : 2010/6602
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.02.1997-30.3.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalıya ait fason deri imalatı işinde zımpara işçisi olarak 01.02.1997-30.03.1998 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep etmiştir..
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur.
Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalı işverene ait işyerinden tesbitini talep ettiği dönemle ilgili olarak bildirge ve bordro verilmediği anlaşılmaktadır. Ancak dosya içinde mevcut Uşak İş Mahkemesinin 22.05.2002 Tarih 2000/520 Esas-2002/217 karar sayılı işçilik haklarına ilişkin taleplerinin hüküm altına alındığı dosya kapsamından davacının 01.03.1996-30.03.1998 tarihleri arasında 2 yıl 29 günlük kıdemine isabet eden işçilik haklarına ilişkin alacaklarının tanık beyanları, bilirkişi raporları ve işyeri kayıtlarına dayanılarak hüküm altına alındığı ve ilgili dosyanın Yargıtay 9. hukuk Dairesinin 06.02.2003 tarih, 2002/13584 Esas-2003/1536 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının işverenine karşı açtığı işçilik hakları dosyasında SGK taraf olmadığından anılan hükmün davalı SSK yönünden kesin hüküm olarak bağlayıcılığı bulunmamakta ise de SGK dışındaki taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden karar davalı SGK yönünden de güçlü delil niteliğindedir.
Öte yandan anılan dosyada dinlenen tanıkların ifadeleri ile hizmet tesbiti talebi ile açılan bu davadaki tanıkların beyanları arasında açık çelişkiler bulunmaktadır. Mahkemece bu çelişkilerin giderilmesi yoluna gidilmemiştir. Bu dosyada dinlenen tanıklar davalının fason deri imalatı işinde çalışan kişiler değil, aynı işyerinin üst katında devam eden ve inşaat işi olarak kaydedilen işyerinin kayıtlı çalışanlarıdır. Fason deri işinin ise 506 sayılı Yasa kapsamına alınmaksızın tümü ile kayıtsız çalıştırılan işçilerle yürütülmüş olma ihtimali gözardı edilmiştir.
Yapılacak iş;yukarıda açıklandığı şekilde hizmet tesbitine ilişkin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenlik hakkını yakından ilgilendiren kamu düzenine ilişkin davalar olduğu,hakimin re’sen delil toplama yetkisinin bulunduğu gözetilerek öncelikle anılan işyerine ait kurum kayıtlarına geçmiş bildirge ve bordrolar bulunmakta ise bu belgelerde yer alan çalışanların bilgisine başvurmak, şayet bu tür kayıtlar yok veya işyeri tümü ile kayıtsız nitelikte ise bu kez komşu işyerleri ile benzer işi yapan işverenler veya davalı işyeri ile iş ilişkisinde bulunan işyerlerinin sahipleri veya kayıtlı çalışanları re’sen araştırılarak bilgilerine başvurmak tanıkların çelişkili beyanları bulunmakta ise bu çelişkileri usulen gidermek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.06.2010 tarihli oturumda oybirliğiyle karar verildi.