YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9527
KARAR NO : 2010/9996
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
Davacı, … Vek.Av…. ile davalılar l-… 2-… 3-… 4-… aralarındaki tazminat davası hakkında …4. İş Mahkemesinden verilen 14.4.2009 gün ve 496/73 sayılı kararın davalılardan Yusuf … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dava iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma gelen davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle HUMK’nun 45.maddesi gereğince …l. İş Mahkemesinin 2005/726 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
HUMK’nun 45.maddesi uyarınca aynı mahkemede açılmış ve görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde davanın her safhasında istek üzerine veya re’sen mahkemece birleştirilebilir. Bir yargı çevresinde, iş çokluğu nedeniyle aynı düzeyde birden fazla mahkeme kurulmuşsa bunlar ayrı ayrı mahkemeler değil, aynı mahkemenin birer dairesi durumundadır. 14.02.1992 günlü 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere bir yargı çevresi içinde kurulmuş bulunan aynı düzeyde birden fazla mahkeme, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır. Aynı mahkeme bakmakta olduğu iki dava arasında bağlantı bulunduğu kanısına varır ve tahkikatın daha iyi bir şekilde yürütülmesinin sağlanması için gerekli görürse, bu iki davanın birleştirilmesine karar verir. Bu halde, davaların birleştirilmesine karar veren mahkeme, birleştirilmesine karar verdiği davalardan hiçbirinden el çekmediğinden (davalar gene aynı mahkemede görüleceğinden) davaların birleştirilmesi kararı, nihai karar değil ara kararıdır ve bu nedenle yalnız başına temyiz edilemez. HUMK’nun 48/2.maddesinde ise, aynı mahkemede görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki kararlar hakkında ancak esas hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebileceği hüküm altına alınmıştır. Açık yasa hükmü karşısında mahkemece Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verilmesinin sonuca etkili olmadığı da ortadadır. Bu halde, aralarında bağlantı bulunan her iki dava dosyasının birleştirilmesine ilişkin hükmün tek başına temyiz kabiliyeti bulunmadığından davalı …’in temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’e iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.