Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9767 E. 2010/6734 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9767
KARAR NO : 2010/6734
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, İstanbul Otobüs Sahipleri ve İşletmecileri Esnaf Odasına da kayıtlı olduğunu ileri sürerek 6.3.1978-3.6.1980 tarihleri arasında Kurum’a bildirilmeyen ve aktif çalışma içinde ticari faaliyette bulunduğu günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 06.03.1978-03.06.1980 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 06.03.1978-03.06.1980 ve 30.05.1989-24.02.1998 tarihleri arasında vergi, 27.04.1978 tarihinden beri devam eden oda kaydı ,27.12.1993-19.11.1998 tarihleri arasında sicil kaydının bulunduğu, 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak tescilinin ise 1997 tarihli talebi ile 30.05.1989 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı bulunduğu, Kurum’a yaptığı prim ödemelerinin de 1997 tarihinden başladığı anlaşılmaktadır.
1479 sayılı … kanununda 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesine benzer şekilde geçmiş günlerin tesbitine yönelik yasal düzenleme mevcut değildir. Başka bir anlatımla … Kanunun da açık bir hüküm olmadığından geçmiş hizmetlerin tesbitine olanak yoktur.Tescili yapılmayan sigortalılar ise farklı tarihler de çıkarılan tescil ve borçlanma yasaları ile kapsama alınmaya çalışılmışlardır.Bu hususta çıkarılan son düzenlemeye göre,24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa’nın 47.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 18.maddede bu kanuna göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olan hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulundukları taktirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacının sigortalı olarak tescili bulunduğu ve uyuşmazlık konusu 06.03.1978-03.06.1980 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmakta ise de 1479 sayılı Yasa’nın Ek. 18.maddesine göre bu dönemin sigortalı olarak kabul edilebilmesi için önceden tescilinin bulunması koşulu var ise de borçlanabileceği süre yasa ğereği 20.04.1982 tarihinden itibaren başlayan vergi kaydı sürelerine ilişkin olabileceğinden davacının uyuşmazlık konusu dönemde borçlanma da yapamayacağı ve sigortalı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ortadadır. HGK.’nun 03.11.2004 tarihli 2004/10-524 Esas, 2004/581 Karar nolu kararı da bu yöndedir. Diğer yandan davacı 1479 sayılı Yasa’ya 14.03.1985 tarihli 3165 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 16.maddeye göre süresi içinde Ek Geçici 13.madde gereğince geçmiş hizmetleri ile ilgili borçlanmayı da talep etmemiştir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.