YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1001
KARAR NO : 2011/2939
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 8.5.1974 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava nitelikçe, davacının 8.5.1974 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı sayılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa’nın 47. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 18. maddede bu Yasa’ya göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı ancak, bu Yasa’ya göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu Yasa’nın yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olan hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulundukları takdirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Kuruma kayıt ve tescilinin bulunmadığı, tescil için başvurusunu kanıtlayamadığı , matbaacılık faaliyetinden dolayı 1.1.1984 tarihinde başlayıp devam eden vergi kaydı, 8.5.1974 tarihinde başlayıp devam eden oda kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’da 506 sayılı 79. maddesine koşut geçmiş hizmetlerin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesinde bu yasanın yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvuranların …1982-2000 tarihleri arasında vergi kayıtlarının belgelemek şartı ile tescil edilebilecekleri öngörülmektedir. Davacının süresi içinde davalı Kuruma yapılmış bir başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığından davacının 8.5.1974 -04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi … sigortalılığı ile ilgili istemin reddine karar verilmesi doğrudur.
Ancak, 4956 sayılı Yasa ile eklenen geçici 18.maddede ise “yasaya göre sigortalılık niteliği taşıdığı halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmamış olanların” sigortalılıklarının 4.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi ve davanın da 7.9.2006 tarihinde açılmış olması karşısında davacının 4.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.