YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10066
KARAR NO : 2012/4846
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
K A R A R
1-Tebliğ ile ilgili Yasa ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisinde daima göz önünde tutulmalıdır. Hal böyle olunca, yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
7201 sayılı yasanın 35/son maddesinde; Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da 35.madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan tebligat tüzüğünün 55 ve 28 maddelerinde uygulamanın nasıl yapılacağı açıklanmıştır. Buna göre 35.madde gereğince tebligat yapılabilmesi için önce; muhataba daha önce tebligat yapılan adrese çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar. Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda yasanın ve tüzüğün aradığı bu şartların yerine getirilmeden, gıyabi hükmün davalılardan Beyhan İnşaat AŞ’ne sicil adresi ile de uyumlu bulunan dava dilekçesinin tebliğ adresinde, davalı …’a da dava dilekçesinin tebliğ edildiği adresinde tebliği yerine, ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği adreslerde ve yukarıda açıklanan tebliğ memurunun yapması gereken araştırmalar yapılmaksızın gıyabi hükmün doğrudan 35.maddeye göre tebliğ edildiği, yapılan tebligatın Tebligat yasasının 35/son ve özellikle tüzüğün 55-28. maddelerine uygun olmadığı, geçersiz olduğu açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenle gıyabi hükmün davalı … İnşaat Ticaret AŞ ile davalı …’a yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra,
2-Davacı vekili dosya içerisindeki 01.12.2011 tarihli dilekçesinde davacının ceza evinde olduğunu bildirdiğinden, davacının tutuklu veya hükümlü olup olmadığı, hükümlü ise bu hükümlülüğünün başlangıcı süresi, vasisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak alınacak cevaplar eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 29/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.