Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10135 E. 2012/4619 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10135
KARAR NO : 2012/4619
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 24/05/1993-28/08/1993 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 24/05/1993-28/08/1993 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 24/05/1993-28/08/1993 tarihleri arasında davalı … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. Maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzel kişi işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır.
Medeni haklardan istifade ( hak ) ehliyeti bulunan her tüzel kişitaraf ehliyetine de sahiptir. Tüzel kişiliğin son bulması ile artık eski tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Dava devam ederken tüzel kişiliğin son bulması halinde davaya devam edilmesine imkan yoktur. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu re’sen göz önünde bulundurması zorunludur.
Somut olayda; davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne dava dilekçesinin tebliği için çıkarılan davetiyenin iadesi üzerine ticaret siciline yazı yazılmış, gelen cevapta ise davalı şirketin Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/04/1996 tarihli kararı ile iflas ettiği ve sicilden re’sen terkin edildiği bildirilmiştir. Bunun üzerine mahkemece davalı şirkete Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmiş ve gerekçeli karar da davalı şirkete yinet Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin dava tarihinden önce yani 15/04/1996 tarihinde iflasına karar verilerek Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin anlaşılmasına rağmen Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre tebligat yapılarak, taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş ; davacıya davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre vermek, şirket ihya edildikten sonra taraf teşkilini sağlayarak davayı sonuçlandırmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.