YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10138
KARAR NO : 2012/425
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20/04/1982- 10/02/1988 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.04.1982-10.02.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.01.1981-30.11.1981 ve 10.02.1988-31.12.1996 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu,oda ve sicil kaydının bulunmadığı, davacının 18.07.1991 tarihli bildirgeye göre 01.01.1981 tarihli vergi kaydı esas alınarak 20.04.1982 tarihi itibariyle tescil edildiği, uyuşmazlık konusu dönemde vergi,oda ve sicil kaydının bulunmadığı,1992 affından yararlandığı ve davalı Kurumca vergi kaydı olmadığı için geriye doğru yapılan bir işlemle 20.04.1982-10.02.1988 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği,22.07.2008 tarihinde 5510 sayılı Yasa geçici m.24 uyarınca yapılandırmadan yararlanarak prim borcunu ödediği halde vergi kaydı olmayan dönemdeki sigortalılık süresinin iptal edilmesi üzerine 06.08.2008 tarihli talebi üzerine iptal edilen döneme ilişkin primlerin davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1991 yılında geriye yönelik olarak yapılmış olmakla, 1985 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, davacı 1992 affından yararlandığından ve uyuşmazlık konusu dönem olan 20.04.1982-10.02.1988 tarihleri arasına ilişkin tahsil edilen primler davalı Kurum tarafından uzun süre kullanıldığından Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu döneme ilişkin primlerin davacıya iade edildiği gözönüne alınarak, bu döneme ilişkin primleri iade edildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte Kuruma ödemek üzere davacıya önel vermek, davacının iade edilen primleri ödemesi durumunda uyuşmazlık konusu olan döneme ilişkin primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan 20.04.1982-10.02.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine, iade edilen primlerin ödenmemesi durumunda ise istemin reddine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/01/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.