YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10152
KARAR NO : 2012/1367
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Limited Şirket ortağı olduğu dönemdeki şirketin prim borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ve haksız olarak talep edilen borç miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile, davacının davalı Kurum nezdinde aleyhinde 6183 sayılı Yasa uyarınca yapılan 1998/3481 sayılı takip dosyasındaki ödeme emrinin iptali ile davacının borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasa’nın 55.maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün Içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “Ödeme emri” ile tebliğ olunacağı ve ödeme emrinin hangi unsurları içermesi gerektiği belirtilmiş,aynı Yasa’nın 58.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yönünde tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği ve itiraz üzerine izlenecek usul ve esasların neden olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, Kurumun 1998/3481 sayılı takip dosyası ile davacının ortağı olduğu şirketin 1998/4-8.aylara ilişkin prim borcu nedeniyle takip yaptığı,buna ilişkin ödeme emrinin 14.10.1998 tarihinde davacının daimi işçisi sıfatıyla …’a tebliğ edildiği, ancak yapılan yargılama ile davacının tebligat tarihinde askerde olduğu ve tebligatı alan kişinin sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinden bu kişinin tebligat yapıldığı tarihte borçlu şirkette çalışmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davacının askerde olduğu tarihte borçlu şirkette çalışmadığı, bu nedenle ödeme emrinin tebliği usulsüz olduğu anlaşılmakta ise de, davacı vekili dava dilekçesinde ve son duruşmada Kurumun takibinden 2009 yılı Haziran ayında haberdar olduğunu beyan ettiğine göre, öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edildiğinde bu tarihten itibaren 31.07.2009 dava tarihine kadar 7 günlük hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.