Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10303 E. 2012/433 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10303
KARAR NO : 2012/433
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 5510 sayılı Yasanın 5763 sayılı Yasa ile değişik Geçici 24. maddesinin getirdiği ödeme kolaylığı sağlayan yapılandırma hakkından faydalandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının aynı Mahkemenin 2006/1053 Esas,2008/505 Karar sayılı ilamı ile karar altına alınan dönemler yönünden 5510 sayılı Yasa’nın geçici 24.maddesi uyarınca yapılandırmadan yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının kesinleşen mahkeme kararına istinaden Kurum tarafından 01.09.1994 tarihinden itibaren …’lı çalışmaları dışlanarak 01.09.1994-20.02.2003,03.07.2003-22.01.2004,01.02.2004-06.03.2006 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği,ayrıca 01.03.2007 tarihinden itibaren de giriş bildirgesine istinaden sigortalı sayıldığı,daha sonra 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17.maddesi uyarınca 30.04.2008 tarihi itibariyle 5 yılı aşan süreye ilişkin prim borcunun bulunması nedeniyle 30.11.1995 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu,01.05.2008 tarihi itibariyle yeniden tescil edildiği 28.07.2008 tarihinde 5510 sayılı Yasa’nın geçici 24.maddesinden yararlanmak için Kuruma başvurduğu anlaşılmaktadır.
30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, 6111 sayılı Yasanın 16. maddesinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan mülga 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı halde prim borçları nedeniyle ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş ve bu sigortalılık süreleri bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla 5510 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapacakları yazılı müracaatlarında, durdurulan bu sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hesaplanmasını talep edebilecekleri, bu şekilde hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendikleri takdirde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği, bu maddede belirtilen süre içinde hesaplanan borç tutarının tamamının ödenmemesi halinde ihya işleminin geçerli sayılmayacağı ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarların ilgilinin bu madde kapsamı haricinde başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edileceği, hümü getirilmiş ve son başvuru tarihi 31.05.2011 tarihine kadar uzatılmıştır.
Davacının sigortalılığı 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesi gereğince 30.11.1995 tarihi itibariyle durdurulduğuna göre yapılacak iş; davalı Kurumdan davacının süresi içinde 6111 sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince başvuruda bulunup bulunmadığını, bulunmuş ise ne gibi bir işlem yapıldığını sormak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermek, başvurusu yok ise başvuru için süre dolmuş bulunduğundan davacıya davalı Kurma başvurarak 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince 01.06.1990-02.02.2011 dava tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim borçlarını ödemesi için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.