YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10742
KARAR NO : 2011/8919
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının 17.10.2008 tarihinden itibaren tekrar bağlanmasına ve biriken aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının eşinden boşanması sebebiyle babası ve Kurum sigortalısı …’nın ölümünden dolayı kendisine bağlanan yetim aylığının, Kurumca kesilmesi nedeniyle yeniden bağlanmasını, aksine işlemin iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı babası …’nın 27.9.1998 tarihinde öldüğü, davacının da eşinden 25.2.2008 tarihinde boşandığı, davacıya 7.10.2008 tarihinde yetim aylığı bağlandığı, davalı Kurumun denetim elemanlarınca yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 25.9.2009 tarih ve 349 sayılı rapor ile “davacının kurumdan aylık alabilmek için eşi … … ile anlaşmalı olarak boşandığı, boşanmalarına rağmen aynı evde karı-koca olarak birlikte yaşadıkları, mahallelerindeki herkes tarafından karı-koca olarak bilindikleri, boşanmanın muvazaalı ve yetim aylığı alabilmek için yapıldığı nedeniyle davacıya bağlanan yetim aylığının 5510 sayılı Yasanın 56. maddesine göre kesildiği, yersiz ödenen aylıkların davacı adına borç kaydedilerek Yasanın 96. maddesine göre işlem yapıldığı görülmektedir.
25.9.2009 tarihli Kurum elemanlarının denetim raporunda mahalle muhtarının “aynı evde yaşıyorlar, eşi … Zonguldak’a çalışmaya gitti.” beyanı ile 14.3.2010 tarihli Jandarma tutanağında aynı muhtarın, davacının eşiyle birlikte yaşadıklarını, eşin Kozlu maden ocağında çalıştığını, uzun süredir davacının oturduğu Ormanlı Beldesine gelmediğini beyan etmişse de, duruşmada beyanında 6 aydır … …’ün mahalleye gelmediğini, boşandıktan sonra bir müddet aynı çatı altında yaşadıklarını söylediği, diğer davacı tanıklarının da davacı ile eşinin boşandıktan sonra ayrı yaşadıklarını, davacının garip ve fakir olduğunu ev kirasının dahi ödeyecek durumunun olmadığını söyledikleri görülmüştür.
Mahkemece davacının Karadeniz Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/396 Esas, 2008/6 Karar sayılı boşanma dosyasının getirtilerek, davacının malvarlığının belediye, tapu, vergi dairesi, bankalar gibi kuruluşlardan araştırılarak, boşanmanın muvazaalı bir boşanma olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.