YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10999
KARAR NO : 2012/6052
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 09/05/2005-15/05/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 09.05.2005 – 15.05.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı ile davalı işveren arasında 09.05.2005 tarihli iş sözleşmesinin olduğu, davalı işverence davacının 01.08.2005 – 15.05.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının (10.08.2005 – 01.12.2005 ve 01.11.2006 – 15.5.2008 tarih aralığı tam, 01.12.2005 – 31.10.2006 tarih aralığı ise kısmi) bildirildiği, davalı işverence davacıya ait dönem bordrolarının ve puantaj cetvellerinin gönderildiği, kısmi olarak bildirilen dönem bordrolarında davacının çekincesiz imzasının bulunduğu, davacının imza itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki bir kısım çalışmaları aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. İmzalı bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Davalı işveren tarafından 2005 yılının 7. ayından 2008 yılının 5. ayına kadar olan dönemi kapsayan ücret bordroları ibraz edilmiştir.
Bu bordrolardan Eylül 2005′ ten sonrakilerin imzalı olduğu görülmüştür. Dava konusu olan diğer dönemlere (09.05.2005 – 25.07.2005 tarihleri arasına) ilişkin ücret bordroları ise ibraz edilmemiştir. Bu durumda, 2005 yılı 5. 6. ve 7. aylarına ilişkin talebin kabulü yerindedir. Ancak davalı işverenin ibraz ettiği ücret bordrolarında davacının imzası olan 01.01.2006 – 31.10.2006 tarihleri arasındaki sürelerle ilgili olarak hizmet tesbiti isteminin kabulü ile eksik kalan sürenin tespitine karar verilmiş olması hatalıdır.
Buna göre; davalı tarafından imzalı ücret bordrosu ibraz edilen, ancak davacı tarafından aksi yazılı delil sunulamayan 01.01.2006 – 31.10.2006 tarihleri arasındaki bildirilmeyen süreler yönünden ret kararı vermek gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı …’e iadesine 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.