YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11111
KARAR NO : 2012/6380
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 13/05/2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, biriken aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 13/05/2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesi ve 13/05/2006 tarihinden itibaren tahakkuk eden aylıklarının yasal faizi ilke birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının 13/05/2006-18/08/2008 tarihleri arasında maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline ve 13/05/2006 tarihinden itibaren ödenmeyen maluliyet aylıklarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, 06/09/2004 tarihinde maluliyet aylığı bağlanması için Kuruma başvurmuştur. Davalı kurum 09/03/2005 tarihli kararıyla davacının çalışma gücünün üçte ikisini kaybetmiş durumda sayılmasını gerektiren bir bulgu mevcut olmadığından maluliyetini red etmiştir. Yüksek Sağlık Kurulunun 03/10/2006 tarihli raporunda davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinin tespit edildiği,Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 19/06/2009 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücünden %55 oranında kaybettiğinin tespit edildiği, sağlık kuruluşuna ilk başvuru tarihi olan 27.4.2004 ile tedavisinin sürdüğü 18/06/2008 tarihleri arasında malul sayılması gerektiğini bildirdiği, …Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı ‘nın 05/05/2010 tarihli raporunda davacının toplam çalışma gücünün %88 oranında kaybettiği, maluliyet başlangıç tarihinin 27/04/2004 olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davalı Kurumun davacının maluliyet oranına ilişkin kararları, S.S.Yüksek Sağlık Kurulunun, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun ve …Üniversitesi Hastanesi raporları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davalı Kurumun davacının maluliyet oranına ilişkin kararları,S.S.Yüksek Sağlık Kurulunun, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun ve …Üniversitesi Hastanesinin raporları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının maluliyet başlangıç tarihini tespit ettirmek için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.