YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11114
KARAR NO : 2011/7903
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olmadığının, tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının uyuşmazlık konusu olan dönemde ağırlıklı çalışmasının 506 sayılı Yasaya tabi çalışma olduğu vergi kaydına konu ticari faaliyetin gerçekten davacı tarafından yapılmayıp eylemli olarak kardeşi tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olmadığının tespiti ile aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 08.10.1998 tarihli giriş bildirgesi ile vergi kaydına göre 08.01.1997 tarihinde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, 31.12.2002 tarihinde sona erdirildiği, 01.07.2005 tarihinden itibaren tekrar başlatılıp 31.12.2007 tarihinde sona erdirildiği,tekel ürünleri ticareti nedeni ile 08.01.1997-31.12.2002 tarihleri arasında, bakkal olarak 05.11.2004-31.12.2007 tarihleri arasında vergi kaydının, 11.11.2004-20.03.2008 tarihleri arasında Ticaret Odası kaydının, 11.11.2004-01.04.2008 tarihleri arasında Esnaf sicil kaydının bulunduğu, ilk prim ödemesini 02.11.1998 tarihinde yapıp 21.09.2004 tarihine kadar prim ödemelerinin devam ettiği, 07.09.2004 tarihi itibariyle 12.635.17 TL. prim ve gecikme zammı borcu bulunduğu, 2003 yılında çıkarılan tecil yasasından yararlandığı Mart 2003 tarihine kadar olan prim borcunu ödediği ayrıca aynı dönemde 29.07.2005-01.03.2006 tarihleri arasında 214 gün, 01.11.2006-30.05.2008 tarihleri arasında da 570 gün çakışan 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu, anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuata göre “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalınını aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmuştur.
Somut olayda, mahkemece dava konusu edilen 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasındaki dönemde 01.07.2005 tarihinde başlayıp 31.12.2007 tarihine kadar devam eden 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalılığının önceden başlayıp devam eden sigortalılık olduğundan bu sigortalılığa değer verilmesi gerekirken dosyadaki yazılı deliller karşısında yerinde olmayan gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan, davacının 5 yıl veya daha fazla sigortalılık süresine ilişkin prim borcu bulunmadığından 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinden yararlanamayacağı da ortadadır.
Yapılacak iş, davacının ihtilaf konusu dönemde önceden başlayan 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalılığına değer verilerek davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.