Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11397 E. 2012/7378 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11397
KARAR NO : 2012/7378
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde askerlik dönemi ve hizmet cetvelinde görülen başka işyerlerindeki kısmi çalışmaları dışında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işverene ait iş yerinde 12.06.1991- 11.10.1991, 06.03.1996- 10.04.1996, 02.05.1996-31.01.1997, 01.02.1997- 05.06.1997, 16.12.1999-31.12.1999, 28.06.2002 -30.06.2002, 03.09.2004- 16.02.2006 tarihleri dışındaki sürede davalı işyerinde asgari ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 29.05.2003-02.09.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyerinden davacının 3.9.2004 tarihinde işe girdiğine dair giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, hizmet cetveline göre davacının 12.06.1991-11.10.1991, 06.03.1996-10.04.1996, 02.05.1996-31.01.1997, 01.02.1997- 05.06.1997, 16.12.1999-31.12.1999, 28.06.2002-30.06.2002 tarihleri arasında başka işyerlerinden çalışmasının bildirildiği, davacının bu süreler haricinde davalı yanında çalışmasının tesbitini talep ettiği, 03.09.2004-16.02.2006 tarihleri arasında ise kesintisiz geçen çalışmalarının davalı tarafından Kuruma tam olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda davacı davalı işyerine 12.06.1991- 11.10.1991, 06.03.1996- 10.04.1996, 02.05.1996- 31.01.1997, 01.02.1997- 05.06.1997, 16.12.1999-31.12.1999, 28.06.2002-30.06.2002 tarihleri dışındaki sürede çalıştığını ileri sürmüş ve 03.09.2004-16.02.2006 tarihleri arasındaki çalışmaları da Kuruma tam olarak bildirilmiş olup, 30.06.2002 tarihine kadar sigortalının davalıya ait işyerindeki çalışmasından başka işyerlerinde aralıklı çalışması söz konusu olduğundan ve bu dava dışı işyerlerinde ki çalışmalar haricinde tespitini istediiği dönemlerde davalı yanında çalıştığına dair işe giriş bildirgelerinin verilmediğinden 30.6.2002 öncesi dönem yönünden hak düşürücü süre nedeniyle verilen red kararı doğrudur.Ancak davacının 30.6.2002-3.9.2004 tarihleri arasındaki dönemde kesintisiz çalıştığının ispat edilmesi durumunda işverence 03.09.2004-16.02.2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süre, talep edilen dönem yönünden de hak düşürücü süreyi keseceğinden ve dava hizmetin son bulduğu 2006 yılı sonundan başlayarak, 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan, 29.5.2008 tarihinde açıldığından, 30.6.2002 tarihinden sonraki dönem yönünden hak düşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasına girilerek bu dönemde fiili çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, bu tarihten sonra davacının çalışmasına ara verip vermediği, verdi ise ne kadar süre verdiği konusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak işin esası incelenerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı …’a yükletilmesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.