Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11722 E. 2012/7218 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11722
KARAR NO : 2012/7218
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Davacı Kurum ölüm aylığından dolayı yersiz ödemelerin istemine karşı yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalının murisi …’ın ölümü ile bağlanan ölüm aylığından dolayı yersiz ödemelerin istemine karşı yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden muris …’ın 1981-1985 yılları arasında sigortalı işçi olarak 16.10.1985-31.12.1986 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak çalıştığı ve 31.12.1986 tarihinde vefat ettiği 31.12.1992 tarihinde hak sahipleri eş … ile kızı …’a ölüm aylığı bağlandığı 27.5.1986 tarihli 2829 sayılı yasanın 8. maddesine göre “ölüm halinde ilgililere hizmet süresinin sonuncusunun tabi olduğu Kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı hükmüne göre hak sahiplerinin sonuncu Kurum olan Bağ-Kur tarafından da ölüm aylığı bağlanması üzerine 2010 yılı Şubat ayı itibariyle ölüm aylığı almaya devam edildiğine, 2829 sayılı Yasa gereğince her iki Kurumdan ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı nazara alınarak yersiz bağlanan SSK tarafından bağlanmış ve ödenmiş olan ödemelerin istemiyle ilgili Kilis İcra Müdürlüğünün 2008/2698 Esas sayılı takip dosyasına davacının itirazının iptali ile takibin devamı ve % 40 inkar tazminatı istendiği görülmüştür.
Davalının iade ile yükümlülüğünün kapsamı dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 96. maddesine göre belirlenmelidir. Bu maddeye göre “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir ve aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen kanun kapsamındaki her türlü ödemeler ;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğrui en fazla 10 yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte genel hükümlere göre alınacağı, düzenlemesine göre, hak sahibinin kasıtlı ve hileli hareketi ile ölüm aylığı bağlanmasına neden olduğu sonucunu oluşması halinde açıklanan bu madde kapsamında iade ile yükümlü olduğu açıktır.
Somut olayda, Mahkemece hak sahibinin (davalının) hem SSK ve hem de Bağ-Kur’dan ölüm aylığı almasının mümkün olmadığı, ancak murisin 1981-1985 yılları arasında pirimi ödenmiş 1410 gün SSK sigortalılığına göre bu süre tek başına SSK’dan ölüm aylığı bağlanmasına yeterli olduğu ve Sosyal Güvenlik İlkeleri gözönünde tutularak bağlanan ölüm aylıklarından hangi aylık daha düşükse Kurumun onu isteyebileceği de nazara alınarak 5510 sayılı Kanunun 96. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, mahkemece dava yargılamayı gerektirdiği halde inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı oluceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 03/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.