Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1200 E. 2011/3198 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1200
KARAR NO : 2011/3198
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 15.08.2005 tarihli dava dilekçesi ile kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte 1.000,00.-TL maddi tazminat, 07.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de, yine kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilave olarak 4.996,42.-TL maddi tazminat istemiş olmasına ve tazminat faizinin gördüğü işlev ve hukuki nitelik bakımından gecikme faizi olmasına, haksız fiile dayalı tazminat faizinde temerrüdün olay anında oluşmasına, temerrüt için ihtarın gerekli olmadığı hallerden birisinin de akde aykırılığa yol açan eylemin varlığı olmasına rağmen, mahkemece nedenleri ve dayanakları gösterilmeksizin, 1.000,00.-TL maddi tazminat için kaza tarihinden ve 4.996,42.-TL maddi tazminat için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Öte yandan, 19.12.2008 tarih ve 27085 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinde öngörülen manevi tazminatın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek avukatlık ücretinin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmü dikkate alınmaksızın, manevi tazminatın ret edilen toplam miktarı üzerinden hesaplanan avukatlık ücreti kadar davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle hüküm fıkrasının 1. ve 4. bentlerinin silinerek yerlerine,
“1) 8.000,00.-TL manevi ve 5.996,42.-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.04.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazla talebin reddine,”
“2) Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalılar yararına ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 960,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.04.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.