YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12036
KARAR NO : 2012/7042
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılardan Metin Karabulut mirasçıları ile temyiz eden davalı …’in tüm,davacılar Cezmi Bursalı mirasçılarının ise aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava iş kazası sonucu yaşamını yitiren işçi … haksahiplerinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkin olup;04.02.2001 tarihinde meydana gelen iş kazasında muris işçinin kusurunun bulunmadığı olayda işverenlerin %100 oranında kusurlu oldukları ve davanın dayanışmalı sorumluluk esasına dayalı olarak açıldığı açıktır. mahkemece, olayda murisin kusuru olmadığı ve davalılar dayanışmalı olarak sorumlu oldukları halde neden ve dayanakları dahi gösterilmeden toplam %60 davalılar kusuru esas alınarak eş … ve üç çocuk yönünden hesaplanan maddi tazminatlarının Kurum gelirleri ile karşılandıkları nedenine dayalı olarak reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Yapılacak iş ;… mirasçıları olan davacı eş … ile çocuklar …, … ve … Bursalının maddi zararlarını yukarıda açıklanan ve davalıların %100 kusuru esas alınmak üzere yönteme uygun olarak yeniden alınacak hesap raporu ile belirledikten sonra hükme en yakın tarihte belli olan Kurum PSD’lerini isteyip indirdikten sonra varsa kalan maddi tazminatlar yönünden hüküm kurmaktan ibarettir.
3-Davacı eş … murisi işçi … 04.02.2011 tarihinde yaşamını yitirdiği olayın %100 davalılar kusuru sonucu gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan
kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın az takdir edildiği de ortadadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hükmün oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların (… mirasçılarının) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.