Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1204 E. 2011/1583 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1204
KARAR NO : 2011/1583
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.4.2000-26.2.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.04.2000-26.02.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 16.10.2001-26.02.2003 tarihleri arasında 376 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 21.10.2002 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 18.10.2002 tarihinde Kuruma verildiği,çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği,davalı işyerinin 18.06.1997 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, bildirimi yapılan sürelere ait bir kısım ücret bordrolarının imzalı olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak davalı işverenin ücret bordrolarında sigortalının imzası üzerinde uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırmak, imzanın sigortalıya ait olduğunun anlaşılması halinde imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan ve imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılan bordrolardaki süreler yönünden de şimdiki gibi karar vermektir.
Kabule göre de, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde Kurum yararına avukatlık ücretine hükmolunmaması davalı Kurumun yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ücret bordrolarındaki imzanın çıplak gözle tetkikindenden davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile imza incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.