YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12246
KARAR NO : 2011/5270
KARAR TARİHİ : 07.06.2011
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, maddi tazminat talebinin reddine, 50.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan … Tic. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden manevi tazminat isteğinin reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı, davalılardan … Tic.Ltd.Şti, … Tic. Ltd. Şti. ve İhbar Olunan vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.06.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … ile davalılardan … Tic. Ltd. Şti, … Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat … İhbar Olunan vekili Avukat … geldiler. Davalılardan … İnş. A.Ş. adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Temyiz eden Axa Oyak Sigorta AŞ’nin davalılardan … İnş. Tur. Tic. AŞ yanında feri müdahil olarak davaya katıldığı davalı sıfatının bulunmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığı açık-seçiktir. Bu durumda karar davalı … İnş. Tur. Tic. AŞ tarafından temyiz edilmediği gibi, 5521 sayılı Yasada öngörülen 8 günlük süre geçirildikten sonra temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla feri müdahil Axa Oyak Sigorta AŞ’nin temyiz talebinin reddine,
2- Taraflar arasındaki iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle talep olunan maddi ve manevi tazminat istemine dair, Mahkemece verilen 07.07.2010 gün ve 2006/689E, 2010/516K sayılı karar, … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ve … İnş. Ltd. Şti vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, anılan davalılar vekilinin vekâletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ve … İnş. Ltd. Şti vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine,
3-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
4-Dava 05.11.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 35 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece: Davalılar … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ile … İnş. Tur. Tic. AŞ. yönelik davanın kusurları bulunmadığından bahisle reddine, sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile davalılardan … İnş. Ltd. Şti ’den tahsiline, davalılar … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ile … İnş. Tur. Tic. AŞ’ne yönelik davanın ise kusurları bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin maddi tazminatın reddine ve manevi tazminat takdirine ilişkin kararı doğrudur. Ancak kusurlarının bulunmadığından bahisle, davalılar … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ile … İnş. Tur. Tic. AŞ’ne yönelik davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Gerçekten, bir iş kazası sonucu, zarara uğrayan işçi veya hak sahiplerinin maddi veya manevi tazminat talepleri, ancak işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebilir. Bunun dışında, aracı olarak tabir edilen kişiler aracılığı ile işe alınan işçilerin uğrayacakları zararlardan dolayı, asıl işveren aracılarla birlikte olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 1/son maddesi uyarınca sorumlu olurlar. Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu ve diğer kanunlardaki kusursuz sorumluluk hallerinin sübut bulması durumunda, illiyet bağını kesen bir durum söz konusu değilse, ilgililerin kusurlu olup olmadıklarına bakılmaksızın sorumluluğu yoluna gidilmek gerekir.
Gerek 1475 sayılı İş Kanununun 1/son, gerekse 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 87/2. maddelerinde; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile “Taşeron” sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; aracıdan bahsedilebilmek için; öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Çoğu kez bina inşaat işlerinde görüldüğü gibi, ana binayı veya asıl işi bitirmekle yükümlü bir işveren, bu işin doğrama, döşeme, su tesisatı gibi bölümlerini aracılara devretmektedir. Bu gibi durumlarda üst-alt işveren ilişkisinden söz edilebilir. Buna karşı, bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda, artık üst-alt işveren ilişkisi ortada bulunmamaktadır. Arsanın veya binanın salt maliki olmak ve ihale makamı olarak işi bütünüyle devretme durumlarında, ortada aracı denilen kurumdan söz edilemez. Çünkü burada iş tamamıyla ve bütün olarak bağımsız bir işverene devredilmektedir.
Somut olayda davalılardan … İnş. Tur. Tic. AŞ’nin, yapımını üstlendiği, Aliağa organize Sanayi Bölgesi alt yapı hizmetleri işinde, hafriyat işlerinin yapımını davalılardan … İnş. Ltd. Şti ’ne verdiği, olay günü davalılardan … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti’ne ait olup … LTD Şti işçisi olan davacının sevk ve idaresindeki 06 AB 9218 plakalı kamyonla hafriyat çekilmesi sırasında, çıkış eğimli yolda aracın çıkamayarak kalması ve frenlerinin tutmaması ile geri kayarak şarampole devrilmesi ile meydana gelen trafik iş kazası sonucu davacının yaralanarak sürekli iş göremez duruma geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu duruma göre alt yapı hizmetleri işinin davalı … İnş. Tur. Tic. Tarafından yaptırıldığı giderek işin … İnş. Ltd. Şti ’ne anahtar teslimi olarak devrinin söz konusu olmadığı açık ve seçiktir. Hal böyle olunca dava konusu iş kazası nedeniyle … İnş. Tur. Tic. AŞ’nin asıl işveren olduğu göz ardı edilerek kusuru bulunmasa bile sorumlu olduğu açıktır.
Davalı … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ’ne gelince: Anılan davalının davacının kaza yaptığı aracın sahibi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi uyuşmazlık konusu değildir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan 2918 sayılı Yasanın 85.maddesinde. “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” düzenlenmiştir. Aynı yasanın 3.maddesindede işletenin tanımı yapılmıştır. Buna göre “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehini gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” Somut olayda davalı … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti. araç sahibi olduğu gibi, aracın uzun süreli kiralama ile diğer davalı … İnş. Ltd. Şti ’ne kiraladığını iddia ve ispatlamadığı gibi, cevap dilekçesinde davacının şirkete ait kamyonda şoförlük yaptığını ileri sürmüştür. Araç sahibinin uzun süreli kiralamayı ileri sürmediği durumda, … İnş. Ltd. Şti temsilcisinin sigorta müfettişine aracın kiralandığına ilişkin beyanından yola çıkılarak, … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti’nin işleten sıfatının kalktığının kabulü mümkün değildir. Bu duruma göre davalı … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti’nin araç sahibi (İşleten) olarak, kusuru bulunmasa bile tazminattan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle davalılar … Nak. Haf. İnş. Ltd. Şti ile … İnş. Tur. Tic. AŞ’nin kusurları bulunmasa bile hüküm altına alınan tazminattan sorumlu olmaları gerektiği göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 825.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.