YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12603
KARAR NO : 2012/8996
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, maluliyet aylığı bağlanması konusundaki talebi davalı Kurumca 16.4.2008 tarihinde reddedildiğinden, anılan ret kararının iptali ile maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulune karar verilmiş ise de eksik araştırmaya dayalı olarak varılan sonuç doğru değildir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin
çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davacının ilk kez 1.8.1979 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, Aksaray Devlet Hastanesinin 28.2.2008 tarihli raporu ile Kroner arter hastalığı, hipertansiyon, aktif akciğer tüberkilozu, sol böbrek taşları teşhisi konulduğu, Konya Numune Hastanesinin 24.9.2008 tarihli raporu ile de davacının maluliyet oranının %70 olarak belirlendiği,
Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Dairesi başkanlığının 8.4.2008 tarihli yazı içeriğinden davacının Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığının 28.2.2008 tarihli muayene bulguları sonucu ve diğer tıbbi bilgiler esas alındığında Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre değerlendirildiğinde davacının çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmemiş olduğuna karar verilerek maluliyet aylığı talebi reddedilmiş 5.12.2008 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporuyla davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği davacının itirazı üzerine Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 1.3.2010 tarih ve 2120 sayılı raporu ile davacının çalışma gücünün %67 oranında kaybettiğinin ve maluliyet başlangıcının 6.4.2009 tarihi olduğunun tespit edildiği davalı kurum vekili tarafından bu rapora itiraz edildiği bu durumda, YSK raporu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun raporları arasındaki mübayenet doğduğu açıktır..Ancak YSK raporu ile Adli Tıp İhtisas Kurulu raporları arasında mübayenetin varlığı halinde Adli Tıp Genel kurulundan rapor alınması gerekirken mahkemece mübayenet giderilmeden sonuca gidilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacının maluliyet oranı ve maluliyet başlangıç tarihinin saptanması açısından, 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesi ile ” Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğindeki” hükümler çerçevesinde Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınması ve 5510 sayılı yasanın 25.maddesi de gözetilerek davacının maluliyet aylığına hak kazanıp kazanmadığı, maluliyetin kesin olarak hangi tarihte oluştuğu saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.