Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12700 E. 2010/12961 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12700
KARAR NO : 2010/12961
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, Dairemizin 10.2.2009 günlü kararı ile davacıda oluşan beden güç kayıp oranının 5510 sayılı Yasanın 19. maddesi gereğince SGK tarafından belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davacı Balıkesir Devlet Hastanesine sevkedilmiş, bu sağlık kuruluşu 17.9.2009 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezlik sorunun bulunmadığını belirtmiş, davacının itirazı üzerine YSK’na sevkedilmiş, YSK 2.12.2009 tarihli raporunda davacı hakkında SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü SSK Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığına davacının herhangi bir müracaatının olmadığı ve anılan başkanlıkça düzenlenen sürekli iş göremezlik oranına ilişkin bir kararın bulunmadığı, ancak bu karara itiraz halinde durumun kendilerince değerlendirileceği, ancak 5510 sayılı Yasanın 58.maddesinin sondan 2 fıkrası uyarınca verilen bilirkişilik görevi çerçevesinde yapılan değerlendirmede davacının maluliyetinin %0 olduğunu bildirmiş, mahkemece ,bozma kararında belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı Kurumca belirlenmeden sonuca gidilerek ,davacının maddi tazminat talebini atiye terk etmesi nedeniyle maddi tazminat konusunda karar verilmesine yer olmadığına, meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının bir süre tedavi gördüğü manevi anlamda yıprandığı elem ve ızdırap çektiği kabul edilerek 6.500.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bozma kararına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli ilişkin kazanılmış hak doğar. Usule ilişkin kazanılmış hak kavramı ise, Usul Hukukunun dayandığı temel bir ilke olup kamu düzeniyle ilgilidir.Dolayısıyla davacıda olay sebebi ile sürekli iş göremezliğe uğranıp uğranmadığının belirlenen ilkeler uyarınca saptanarak sonuca gidilmelidir.
Yapılacak iş; davacıya bedengüç kayıp oranının belirlenmesi için SGK’na müracaatta bulunmak üzere önel vermek, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri Maluliyet Daire Başkanlığınca verilecek karar esas alınarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Öte yandan mahkemece bozma öncesi verilen 9.11.2007 tarihli kararda davacı yararına 2.500.00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmeyerek sadece davalı iş veren tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme temyiz eden tarafın somut olayda davalı işverenin bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez.Aleyhe hüküm verme yasağı olarak adlandırılan bu ilkeye aykırı olarak mahkemenin bozma sonrasında verdiği hükümde,davacı yararına 6.500.00 TL manevi tazminata hükmetmesi de kabul şekli bakımından hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.